BU "VAR" İLE İŞİMİZ ÇOK ZOR!

Fehmi KETENCİ 17 Eyl 2021

Bu hafta VAR'da neler olacak, hakemlerimiz ile VAR arasındaki iletişim nasıl işleyecek, VAR hakemleri, sahadaki hakemlerimizin kararlarını ve dolayısıyla sahadaki maç sonuçlarını ne kadar etkileyecek hepsini göreceğiz.

      Bir haftalık ulusal maç arasından sonra geçtiğimiz hafta Süper Lig karşılaşmalarımızın dördüncü haftasına döndük. Süper Ligimiz dördüncü haftası son durumuyla ilgili daha fazla bir şey yazmak için henüz çok erken. Takımlarımız lige yeni başladılar, daha henüz Süper Lig havasına yeterince girebildiklerini söyleyemeyiz.

      Ayrıca, takımlarımızın lige ne kadar hazır olabildiklerini analiz etmenin çok daha öncesinde, hakemlerimizin geçtiğimiz dönemden kalan hatalarını, zaaflarını hala gideremediklerini, bu dönem de saç baş yolduracaklarını daha dördüncü haftadan gösterdiklerini söylemeliyim. Bu yıl da, VAR hakem psikolojisinin lig üzerindeki olumsuz etkisi devam edecek gibi görünüyor.

      Bu hafta VAR’da neler olacak, hakemlerimiz ile VAR arasındaki iletişim nasıl işleyecek, VAR hakemleri, sahadaki hakemlerimizin kararlarını ve dolayısıyla sahadaki maç sonuçlarını ne kadar etkileyecek hepsini göreceğiz. Daha, Süper Ligin dördüncü haftasındayız. Bu haftaki sonuçlara ve VAR ile sahadaki hakem ilişkilerine ve sahaya yansıyan sonuçlara daha şimdiden yükselen şikayetlere baktığımızda, işlerin pek de iyi gitmeyeceğini görebiliyoruz.

      Kısacası; bu konuda ne TFF, ne MHK pek de hazır değiller. Daha doğrusu belli ki Serdar Tatlı başkanlığındaki Merkez Hakem Kurulu dersini yeterince çalışmayıp, yine kendi bildiğini okuyacak, eleştirlere karşın “üç maymun”u oynayacak, hiçbir iddianın olmadığı, adeta daha lige hazırlık havasındaki maçlarda bile şikayetlerin ayyuka çıkabildiği bir ortamda, olumlu bir gidişattan söz edebildiklerine göre, ileriki haftalarda neler olur bilemiyoruz. Ancak, soru işaretleriyle dopdolu bir dönem bizi bekliyor diyebiliriz.

      VAR hakemlerimiz tam bir bilmece, tekelleşmişler, ne yapacakları belli değil, onların etkisinde ve keyfinde hareket edecek olan sahadaki hakemlerimiz ise kendilerine olan güvenlerinden yoksunlar hala. MHK ve TFF ise; her şeyin iyi gittiği söylemleriyle durumdan pek de memnun. Ya MHK, bu işi pek götüremeyecek gibi bir yönetim zaafı içinde ve eleştirilerin altında ezilir durumdalar. Hep söyleniyor Serdar Tatlı başkanlığında bu işin pek de iyi götürülemeyeceği, ancak, bu konu TFF Başkanı Nihat Özdemir ve Yönetim Kurulunun pek de ilgisinde değil gibi görünüyor.

      TTF ve MHK, geçtiğimiz yıldan bu yıla sarkan sorunlar yumağında hiçbir şeyi çözebilmiş değil.

      Üstüne üstlük, bir başka sorun; 2022 Dünya Kupası Elemeleri için G Grubu’ndaki durumumuz da ortadayken. Bir süredir aklına eseni yapmak için direnen, hatalar zinciriyle elini ayağını bağlayan, takım üzerindeki etkisini yitiren ve başarısız olan Şenol Güneş, nihayet istifa etmiş veya etirilmişti. Ortada, çözüm bekleyen, boşalan Teknik Dirktörlük koltuğu için görüşmeleri sürdürülen Milli Takım çalıştırıcısı sorunu henüz sonlandırılamamıştı. Durum daha da karışık diyebiliriz.

        Son gelen bilgilere göre; TFF Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Altıntop’un bir dizi görüşmeleri sonrasında Alman çalıştırıcı Stefan Kuntz (1995-96 sezonunda Beşiktaş forması giyen, Alman U21 Milli Takımını çalıştıran) İstanbul’a çağrılmıştı. Yazıyı yazdığım sıralarda, görüşmeler başlayacakmış ancak, henüz bir anlaşma yapılmamış olduğu bilgisi geldi.

      Bu arada; İstanbul’a gelen Stefan Kuntz'un yaptığı açıklama şu şekilde: "TFF'nin davetlisi olarak ilk görüşmeler için İstanbul'dayım. Fakat şu an için verecek bir anlaşma haberi yok.".

      Kısacası; birkaç haftadır yazdıklarımda, “Futbolumuz nereye” derken, bilinmeyen, merak edilen, futbolumuzun genel durumunun nerede olduğu ve nereye doğru gittiğidir. TFF ivedilikle gerekeni yapmalı, Bir an önce teknik çalıştırıcıyı belirleyip, moral olarak dağınık durumda olan gençlerden oluşan ulusal takımımızı toparlamalı ve G grubu maçlarında bu kriktik dönemeci hasarsız geçip grubumuzdan çıkabilecek güce ulaşabilmemizi sağlamalıdır..

      Unutmayalım ki; grup maçlarımız bir ay sonra, grubumuzda kalan maçlar olarak çok kiritik bir yerdeyiz.

      Ancak, daha herşey bitmedi.