BU İŞ MECLİS'TE BİTMEZ
12 Oca 2017

Anayasa Meclis’te görüşülüyor. Bir hayli de tartışmalı. Kimileri ilk oylamayı dile getirerek “kompleks teoriler” dile getiriyor. Buna göre bazı maddeler, özellikle Cumhurbaşkanlığı’nın yetkileri ile ilgili maddeler 330 sınırının altında kalabilirmiş. Yani Anayasa değişikliği önerileri delinebilirmiş. Burası Meclis. Her an her şey mümkün. Ben şaşırmam. Ancak halkım şaşırır ve tepki verir.

Şöyle anlatayım. Şimdi öyle ya da böyle halk anayasa değişikliklerinin önüne gelmesini bekliyor. Ya “Evet” diyecek, ya “Hayır.” Ama kesin olan son sözü halk söyleyecek. Meclis’te böylesi bir angajmanla, bazı maddelerin önünü keserse halk görüşünü söyleyememiş olacak.

Dikkat edin ben referandum sonrası çıkacak sonuç hakkında bir yorum yapmıyorum. Ben sadece bu işe kimin karar vermesi gerektiği noktasında konuşuyorum.

Meclis’ten hangi sonuç çıkarsa çıksın, yapılacak şey halka danışmaktır. Anayasa değişikliği halkın son sözü söyleyebileceği bir yapı olmaktan çıkarılırsa, bu tartışma sadece ertelenir diyorum. Ortadan kalkmaz. Sadece ertelenir. Taa ki halkın önüne gelebileceği başka bir güne kadar.

CELAL KILIÇDAROĞLU ÜZERİNDEN HERKESE MESAJ

Celal Kılıçdaroğlu yaptığı gariplikleri artık son bulur diye düşünüyorum. En azından artık sağında solunda kimseyi bulamaz. Kendisini gazlayanlar da görünmez olur.

Bildiğiniz gibi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kardeşi Celal Kılıçdaroğlu’nun yapmadığı kalmamıştı. Sonunda kimler gazladıysa Ak Parti’ye üye olmaya kadar yol aldı. Olacaktı da, kapıdan döndü.

Ak Parti yaptığı açıklama ile bir sürü kişiye mesaj verdi. Açıklama iyice incelenince görülüyor ki, ilk cümlesindeki, “Etik ölçütler itibarıyla, ismi geçen kişinin üyelik işleminin tekemmül ettirilmesine olumlu bakılmamaktadır” sözleri aslında Celal Kılıçdaroğlu’nun yaptıklarının hiç de etik, yani ahlaklı olmadığını söylemekte. Dolayısıyla parti yönetiminin etik davranmayan bir kişinin üyesi olamayacağını açıkça belirtiyor. Bu mesaj Celal Bey’i gazlayanlar için de çok anlamlar taşıyor.

Açıklamanın birkaç satır altında ise: “İlçe başkanımız, özensiz ve dikkatsiz davranışı sebebiyle sözlü olarak uyarılmıştır. İlgili kişinin AK Parti'ye üyelik talebi, etik nedenlerle kabul edilmeyecektir” deniliyor. Parti belki de ilk kez ilçe başkanının hatalı olduğunu ve uyarıldığını vurguluyor. Böylesi bir netlikte açıklama herhalde ilçe başkanının ve çevresindekilerin yüreğini ağzına getirmiştir. 

“AK Parti, hiç kimsenin şahsi hesaplaşmasına zemin yapılacak bir parti değildir. Partimiz aynı şekilde aile mahremiyetinin korunmasına da büyük bir önem vermektedir." 

İşte bence açıklamanın en önemli noktası burası. Öncelikle Celal Kılıçdaroğlu’nun yaptıklarının kişisel bir hesaplaşma olduğu vurgulanıyor. Parti, böylesi bir çatışmanın zemini olarak gösterilmekten rahatsız. Aile mahremiyetine yapılan vurgu ise, açıklamanın başında yer alan, Celal Kılıçdaroğlu ve kimi Ak Partili çevrelerin hatalı olduğu anlatımlarının yanısıra CHP’ye de gönderme yapıyor. Malum CHP de geçmişte aynı şekilde aile üzerinden siyaset yaparak Ak Parti’yi vurmak istemişti. Tüm bu nitelikleri nedeniyle bu açıklamayı gerçekten önemli buluyorum. Umarım herkes kendi payına düşeni görür.