​BİLGİSAYARI, CEP TELEFONUNU KAÇIRDIK. BARİ BUNU YAKALAYALIM
10 Kas 2017

“Türkiye’de kol saati üretilmiyor” diyerek, saat fabrikaları kurmanın bir anlamı yok. Çünkü yapılacak yatırım, sağlanacak faydanın çok üstünde. Yani atılacak taş ürkütülecek kurbağaya değmez.

Dünyaya yön veren teknolojik gelişmeler dalga halinde geliyor. Son 50 yılda bu dalgalardan herhangi birini yakalayan ülkeler kısa sürede bir üst basamağa zıpladı. 

Hadi Türkiye otomobil, televizyon çağını kaçırdı. Yarışa daha sonradan eklendi. Ama bilgisayar çağını hem fiziksel hem de yazılımsal açıdan göz göre göre ıskaladık. Bilgisayar teknolojisi ve hayatımıza bağıra bağıra girdi. 

Kimse ne “bilgisayar üretelim” dedi, ne de “yazılımcı yetiştirelim.” Başkasının yaptığını ithal ettik, en akıllımız en iyi ihtimalle parçaları burada birleştirdi. Yazılımlar ise zaten Allah’a emanetti. Çaldık, kopyaladık, yakalanınca telif ödedik.

Bilgisayar konusunda yaptığımız en iyi şey “Computer” olan adını “Bilgisayar” koymak oldu. Hiç olmazsa Türkçeye çevirdik.

Ardından sadece 10 yıl sonra cep telefonu devri başladı. Bilgisayar dönemi hızlı gelmişti. Mobil telefonlar daha hızlı geldi. Bir anda dağdan kopan sel gibi tüm hayatımızı istila etti. Bunu da ıskaladık.

Sadece tüketim tarafına takıldık kaldık. Bu seferde kimse “Yahu bu kadar çok satılıyor bir telefon üretsek” demedi. Diyemedi. Cep telefonu ithal edip satanlar, mobil operatörler zengin oldu. Ama bu sadece ticaretti. İçinde üretim olmayan. Katma değer üretemedik. 

Şimdi yine bağıra bağıra elektrikli otomobil devri başlıyor. Bunu kaçırmamamız lazım. Eğer bu da kaçarsa Türkiye’nin kaybı büyük olur. Sadece domates satarak zengin olan bir ülke dünya tarihinde yok. Türkiye de bu anlamda önemli bir adım attı. Umarım arkası gelir ve 20 yıl sonra bir başka kişi, “bunu da kaçırdık” diye yazmaz.

Elin oğlu, otomobilin yanı sıra elektrikle çalışan deniz taşıtları ve hatta uçak yapma peşinde. Elektrikli araç konsepti o derece gelişmeye açık ki, bilesiniz bir kez kaçtı mı dış kulvardan gelerek öne geçmek mümkün değil.