TT_Ekim


BAŞKASININ KIZI HİÇ EĞİTEMEZ

Sizin eğitemediklerinizi başkasının kızı hiç eğitemez".

Oyuncu Merve Boluğur.

Sosyal medyasında yazmış.

"Evlenince düzelir diyerek hasta, işsiz, terbiyesiz, saygısız, huysuz, ahlaksız ve psikopat evlatlarınızı, sakın evlendirmeyin.

Sizin eğitemediklerinizi başkasının kızı hiç eğitemez".

Belli ki erkek analarına sesleniyor.

Merve kim bilir hangi adama çok bozuldu da, virgülleri ata ata bunları yazmış.

Kim bilir satırlarında hakkı olduğu virgüller vardır.

Bak Merve'cim.

Kız ve erkek çocuklar çok değişti.

Artık analar ne kızlarını ne erkek çocuklarını eğitebiliyor.

Senden doğan kız çocuğu anaya hiç benzemiyor.

Senden doğan erkek çocuğu ne anaya ne babaya benziyor.

Saydığın özelliklerde sadece oğullar değil, o kadar çok kız çocuğu var ki. 

Ah Merve'cim sen hiç Müge Anlı'yı izlemiyor musun? 

Anaların ağlamaktan gözlerine tuz basmışlar sanki. 

Gözyaşlarından yüzlerinde iz olmuş. 

Gözyaşı yol izi.

Keder izi.

Evlât kaderinin keder izi.

Tutamadık kızımı diyor, tutamadık.

Bu saydığın psikopat erkekleri seçen onlardan vazgeçmeyen kızlar ne kadar çok.

Dayak yiyor, işkence görüyor bu adamlardan vazgeçmiyor.

Öyle bir dünya ki ne kızını ne oğlunu eğitemiyorsun.

Kendi canavarını doğuran o kadar ana tanıyorum ki.

Anasına tokat atan, senden nefret ediyorum diye anasına bağıran, gazinolarda çalışan 21 yaşındaki kızı televizyon da gördün mü?

Görmedin tabii.

Kadın "kızım bu adam seni satıyor, sana madde veriyor, gel yavrum evimize gidelim" diyen anneye sırıtarak "sana ne beni satıyorsa" diyor.

Kızından korkan cevap veremeyen o kadar anne var ki.

Ben evi süpüremiyorum yavrum, o kadar yaşlandım ki, oğluma diyemiyorum kızıyor, işte o elektrik süpürgesini çalıştırırsa evi süpürecek.

Belli ki kadının evi süpürülsün diye içi içini yiyor, belli ki oğlunun gözünün içine bakıyor.

"Cep telefonunu yanına aldın mı yavrum" diye arkasından seslenen anasına, başını kaldırmadan "almadım gerek yok" diye sert cevap veren merhametsiz oğula ne diyelim.. 

Ulan annen 80 yaşın üzerinde evde hastalansa kime haber verecek, cep telefonunu yanına almamak sorumsuzluğu neden.

Bu ne terbiyesizliktir desem.

Merve.

Hangi anne senin saydığın özelliklerdeki oğluna kız bulup evlendirebiliyor ki.

Anaya evleneceği adamı soran kız mı var?

Sen aslında bir ara kız analarına da seslensen çok iyi olur.

Kızlar siz bu psikopat, işsiz, terbiyesizleri eğitemezsiniz, biz sizi şahane eğittik, aşık olacağınız adamı doğru seçin.

Bakalım dinleyen kızlar olacak mı?

Benim gördüğüm.

Analar kızlarından çok korkuyor.

Babalar kızlarından etrafa çaktırmadan çok korkuyor.

Ana baba acizliğin de boğulan insanlar var.

Bu analık öyle bir şey ki, ne yaparsa yapsın vazgeçemiyorsun.

Belki de dünyanın en haksız ilişkisi.

Oğlun olsa sevmezsin. 

Kızın olsa sevmezsin diye tanımadığın insanlardan kaçarken. 

Çocuklarından kaçamazsın.

Senden nefret eden gözlere baka baka yemek pişiren anneler, hasta olunca başında bekleyen anneler aynı annelerdir.

Sana ne olsa umuru olmayacağını bildiğin evlâdın nezle olacak diye ödün patlar.

Sen sev, o sevmesin, sen öl, aman o ölmesin haksız ilişkisi.

Ah Merve'cim konu psikopat yetiştirmekse kızı erkeği aynıdır.

Anaların kaçamadığı oğullara, anaların kaçamadığı kızlara siz dikkat edin, siz kaçın.

Akıllı olun. 

Analar babalar doğurduklarından kaçamıyor.

Üzgünüm. 

Funda'nın aklındakiler…

... Pıs pıs peltek peltek konuşan bir çocuk var, adı Enes Batur.

Fenomen olmuş.

Gençler pek sevmişler, paylaştığı videolar milyonlarca izlenmiş 

Ve doğal olarak reklam geliri falan çocuk milyonlarca para kazanmış ve zengin olmuş.

Eh! Yeni dünya böyle fenomenler dünyası ve o aralıktan yırtma çabası.

Yırtıyorlar da.

Son model arabalar, magazincilerin en çok görebileceği İstinyepark'lar falan gezip duruyor.

Çocuk korona olmuş, malûm hastalığın karantina dönemi var.

Zengin ya, evinde oturması gerekiyorken oturmamış, ihlal etmiş, sağlık sorumluları da işini yapmış ve öğrenci yurduna götürmüşler.

Hemen hayranlarının karısına çıkmış; "üzerimde oynanan alçakça, kalleşçe, büyük bir oyun var"

Ne oyunu be! Kardeşim, kim kalleş be! oğlum.

Kalleş kelimesi ne kadar büyük bir kelimedir, belli ki anlamını bilmiyorsun.

Bırakacaksınız bu uyduruk popüler figür söylemlerini.

Bunlar küçük bir olay olsun hemen,"beni yok etmeye çalışıyorlar, beni çekemiyorlar, üzerimde oynanan büyük bir oyun var".

Palavradan gelen şöhretin ve paranın tadını çıkarıp oturun.

Bırakın palavraları.

Artık kimse yemiyor, ama kuşları bilemem.

... Didim Belediye Başkan'ının tecavüz skandalı iddiaları almış başını gidiyor.

Diyelim ki haber ve iddialar baştan sonra doğru, çok doğru haber.

Diyelim ki adam iğrenç bir sapık, utanmazın biri.

Ve soruşturma sonucunda iddialar doğru ise mutlaka en ağır cezayı almalıdır.

Asla affedilecek yanı yoktur.

Peki.

Tecavüz sırasında orada olan ve tecavüzü seyreden başkan yardımcısı Emine'ye ne diyelim.

Emine bir kadın değil mi?

Emine başka kadının tecavüzünü nasıl seyrediyor?

Şöyle seyrediyor.

Emine 5 yıl içinde tam 50 milyonluk servet yapmış işte ondan izliyor.

Kadının Didim de Seydişehir'de, Buca'da 23 tapu kaydı, onun dışında sayamayacağınız kadar arazi ve tarlaları varmış.

Şimdi adam ve kadının ahlaksızlığına bakıldığında kim kiminle yarışır.

Düşünmek lazım.