ASANSÖR OLMASINLAR

Hataylılar 1967'den beri Süper Lig'e çıkma hasretiyle yanıp tutuşuyor.

Süper Lig’e terfi eden ilk iki takım belli oldu. Önce Hatay ardından da Erzurum kalifiye oldular. Adana Demir – Bursa ile Akhisar – Fatih Karagümrük ile eşleşerek Lig’e çıkacak üçüncü takım olabilmek için mücadele edecekler (Bu akşam Karagümrük ve Bursa’da ilk maçlar oynanacak, rövanşları 26 Temmuz Pazar günü Adana ve Akhisar’da) bu turun galipleri tarafsız sahada 30 Temmuz’da oynanacak maçla “üçüncünün üçüncüsü” olmaya uğraşacaklar.

Hataylılar 1967’den beri Süper Lig’e çıkma hasretiyle yanıp tutuşuyor. Defalarca kapısından döndüler, play-offlardan yukarı çıkmak ancak bu sene kısmet oldu. Erzurumlular için hasret daha kısa sürdü. Geçen sene (Şifo) Mehmet Özdilek’i kovup ligden düştüler bu sene gene Şifo Mehmet’le terfi ettiler.

Başlıktaki “asansör olmasınlar” tavsiyesini akla getiren ilk takım, Süper Lig’e ikinci sırada terfi eden Erzurum oldu geçen senelerdeki performanslarıyla. Her nedense kendilerini bir üst statüye taşıyan Hocalarla ve kadrolarla devam etmeyip macerayı açık sularda ve menajerlerin dümen suyunda aradıklarından iki yakaları iki sezon üst üste bir araya gelemiyor. Tribünlerin heyecanı, zor bir deplasman olması gibi sebeplerden aslında düşmek için özel çaba göstermeleri gerekiyor ama onlar bunu nedense normalleştiriyorlar ve güm diye düşüveriyorlar. Umalım ve dileyelim ki bu seneden sonra bir daha böyle olmasın.

Adana Demir ise hem tribün sosyolojisi hem de kulüp yapısı ile (TCDD ile olan organik bağ) ilginç bir kulüp. 1994-95’te Samet Hoca ile 2. Lig’e düştükten sonra bir türlü bellerini doğrultup ayağa kalkamadılar. “Adana’ya iki takım fazla” diye halk arasında yaygın olan kanının aksine hem Adana hem Adana Demir iki buçuk milyona yaklaşan Adana nüfusuna “az” bile geliyor. Adana’da futbol çok seviliyor ve Çukurova çok büyük bir futbolcu potansiyeline sahip.

Bursa hepimizin bildiği Bursa. Usta Asansörcü unvanlı Yeşil-Beyazlılar ine çıka bütün durakları ezberlediler. Hatta geçen senelerde daha alt liglere bile düştükleri olmadı değil. O potansiyel, o tesisler, o alt yapı ve öz kaynak organizasyonu, Kent’in İSO 100’deki onlarca büyük ve mühim firmasıyla Süper Lig’den düşmek bu kadar kolay olmamalı.

Akhisar da Bursa’nın aynısının tıpkısı. Yıllar önce 2012-2013’de ilk defa Süper Lig gören Akhisar bu sene ikinci kez çıkabilmek için mücadele ediyor, müzesinde Türkiye Kupası ve Süper Kupa bulunan tek ilçe takımı olduğu halde bu sene ancak play-offa kalabildiler. Kaymakamlık-Belediye Başkanlığı ve Özel Sektör işbirliği ile denk bütçe-borçsuz takım formülü onlar için can simidiyken maceraya yelken açmaları anlamsız olmuştu zaten.

Gelelim İstanbul’un en hırçın takımı Karagümrük’e. Vefa Stadı İstanbul’un gizli futbol tarihinin en önemli hafızasıdır desek abartı olmaz. Şimdilerde Fatih Karagümrük resmi adını kullansalar bile onlar her zaman Karagümrük ve hatta futbol âleminde “Gümrük” olarak namlılar. Mahalle Takımı ne demek diye merak edenler için elimizde kalan yegâne Mahalle Takımı işte Fatih Karagümrük. Bir proje olarak Menajer Süleyman Hurma’nın borçlarıyla satın almasından sonra tekaüdler (emekliler) takımı haline gelen Kırmızı-Siyahların en büyük transferi (ara transferde Survivor-Acun Ilıcalı Spor’a geçen) Sercan Yıldırım oldu. Onlar da 1961’de veda ettikleri Süper Lig’e merhaba demenin peşindeler. Zor ama imkansız değil.

Gelenlere “Hoş Geldin”, gidenlere “Güle Güle” demek âdettendir.

Güzel bir hafta dileklerimizle,