ABD, DÜNYAYI 3'ÜNCÜ DÜNYA SAVAŞINA GÖTÜRÜYOR

Rusya'nın Karadeniz Donanmasının Amiral gemisi olan Moskova Kruvazörü'nün ardında şüpheli izler bırakarak batmış olması savaşın yavaşlamamasını isteyen ABD'ye büyük keyif verdiği kesin gibidir.

Rusya’nın Karadeniz Donanmasının Amiral gemisi olan Moskova Kruvazörü’nün ardında şüpheli izler bırakarak batmış olması savaşın yavaşlamamasını isteyen ABD’ye büyük keyif verdiği kesin gibidir. Savaş gemisi ister Ukrayna füzeleri ile vurulmuş olsun, ister gemide mühimmat patlaması sonucu çıkan yangınla batmış olsun Rusya ciddi bir itibar kaybına uğramıştır.Üstelik geminin adını Moskova olması hem iç ve hem de iç kamuoyu açısından mesajlarla doludur. İç kamuoyunda savaşın süresi uzadıkça Rusya’da artmaya başlayan  başarısız olunduğu şeklindeki düşüncenin daha fazla taraftar bulmasını hızlandırabilecektir. Dış kamuoyunda ise Rusya’nın kağıttan kaplan olduğu izlenimlerini güçlendirebilecek, ABD istediği şekilde yaptırımlara katılma ve askeri destek sağlama konusunda ki olumsuz sis bulutlarının kalkmasına yol açabilecektir.

ABD, NATO’nun genişlemesini durdurmaktan ziyade Finlandiya ve İsveç’i de zorlayarak daha da genişleterek Rusya’nın cephe genişletmesini, bu şekilde güçlerini yaymasını ve zayıflamasını öngörüyor. Ukrayna’da olduğu gibi Ukraynalıların giderek artan yaşam kayıpları ve Ukrayna’nın çöken alt yapısı hiç önem taşımıyor. Finlandiya ve İsveç’i de aynı son bekliyor. Her iki ülkenin yönetimleri bunun farkına vardılar, ancak oluşturulan saldırgan Rusya algısı kamuoylarını dezenformasyon ile etkilemeye devam ediyor.

SAVAŞ NEDENİ

Rusya’nın “yapılacak her türlü askeri yardım savaş nedenidir” açıklaması adeta sınanarak Slovakya’nın elinde ki S-300 Hava Savunma Sistemini gizli göndermek yerine açıkça deklare ederek Ukrayna’ya gönderdiğini açıklaması Rusya’nın Slovakya’ya saldırmasını teşvik etmek değil midir?

Her zaman ABD adına konuşan NATO Genel Sekreteri’nin yaptığı NATO’nun Rusya’ya komşu ülkelerde ki askeri varlığını arttırma kararını açıklaması Rusya’yı Ukrayna’nın tamamını işgal etmesine davetiye çıkarmak değil midir?

Bazı NATO ülkeleri ve özellkle Fransa ve Almanya’da, tırmanmayı giderek geri dönülmez bir şekilde arttıran ABD’nin bu tavrına karşı seslerin giderek yükselmekte olduğunun görülmesi ABD ‘nin gerek yaptırımlar gerekse askeri yardımlar, müdahaleler konusunda çok ileri gittiğinin işareti olarak öngörülmelidir. Fransa ve Almanya’dan yapılan açıklamalarda Avrupa Güvenlik Mimarisi’nin Rusya’yı dışlayarak asla oluşturulamayacağı hakim bir düşünce olarak yer bulmaya başlamıştır. Bu düşünce AB’de yaygınlaşmaya başlarsa NATO konsilide olmakta sorun yaşayabilir.

SEÇİM SÖZÜ

Fransa’da Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerinde aday Le Pen’in kazanması halinde verdiği, seçim sözü gereği NATO’nun askeri kanadından çekileceğini açıklamasına karşılık oyların Macron tarafında yoğunlaşmasını sağlamak amacını mı gütmektedir ABD’nin örtülü  saldırganlığı? Üzerinde düşünülmesi gerekir.

ABD’nin bugüne kadar kısık sözle söyledikleri “barış görüşmelerini destekliyoruz” açıklaması dışında, en azından sürekli ateşkes tesisi için yaptığı resmi hiçbir girişim olmamıştır. Ateşkes görüşmeleri, Türkiye-Yunanistan arasında adına istikşafi konulan bugüne kadar hiçbir somut sonuç alınamadan yıllardır devam eden görüşmelere benzemeye başlamıştır. Dünya kamuouyuna karşı barışı isteyen taraf olma görüntüsü vermenin dışında hiçbir amaç taşımayan görüşmeler. Savaşın ilk zamanlarında medya’da heyecan uyandıran görüşmeler artık önceliğini kaybetmiş durumdadır.Her iki liderin biraraya gelmesi için gösterien çabalar giderek azalmaktadır.

KÖŞEYE SIKIŞTIRMAK

En basitinden insanlık koridoru denilen sivillerin tahliyesi için açılması gereken koridorların tesisi için bile tam anlaşma sağlanamamaktadır. Tam anlaşma sağlanmışken koridor veya yakın çevresine saldırı yapılması barış tesis edilmesini istemeyenlerin, her iki tarafı iyice köşeye sıkıştırmak isteyenlerin hamlesi olarak görülmesi gerekmez mi?

ABD sadece bu bölgede değil, Pakistan, Hindistan başta olmak üzere diğer bölgelerde de faaliyetlerini arttıımış durumdadır. Çin’i agresif hale getirmek ve Rusya’ya olası askeri desteğini,ilgisini kesmek maksadıyla Tayvan üzerinde oynadığı oyunları arttırmaya başlamıştır. Çin’de bu tür oyunlara tatbikatlarla karşılık vermekte, Tayvan üzerinde ki baskıyı her geçen gün arttırmaktadır.

ABD’nin bu girişimlerinin Haziran 2022’de yapılacak bir önceki NATO Liderler zirvesinde başaramadığı NATO’nun harekat alanını genişletme düşüncesini hayat geçirmek amaçlı olduğu dikkatlerden uzak tutulmamalıdır.

ABD’NİN PLANLARI

ABD tekrar hegemon olabilmenin planlarını uygulamaya  başlamıştır. ABD, savaşın Avrupa’ya ve hatta dünyaya yayılmasını isteyerek yeni bir Marshall Planı uygulamak ve akabinde yeni bir NATO kurmanın peşindedir. Yeni NATO savunma maksatlı değil, ABD’nin saldırı aygıtı olarak dünyanın her yerinde faaliyet gösterebilecek türde olabilecektir. Yeni NATO, birbiri ile entegre,ancak sorunların çözümünde esnek,inisiyatif sahibi bölgesel yapılanmalardan oluşacak gibidir.

Kısacası, ABD hegemonyasını yeniden tesis etmek için  3’Üncü dünya savaşını göze almış durumdadır. NATO ülkelerine ufak bir saldırı bahane olarak beklenmektir.