TT a8D
BULUŞMA NOKTASI
AYASOFYA'DA MAİDE SOFRASI

İnananlar için Allah’ın delili her yerdedir. Muhakkak ki gökten gözümüzün önünde sofraların inmesi gerekmez. Gerçek iman sahipleri delili kalplerinde ararlar. Çünkü kalp insanın fetva makamıdır. Can ordadır. Nur da oradan yayılır. Fakat Hazreti İsa’nın havarileri Meryemoğlu İsa’dan bir delil istediler ve şöyle dediler “Ey İsa senin Rabbin gökten bir sofra indirmeye kadir olur mu?” Hazreti İsa da eğer Allah’a inanıyor ve müminler iseniz Allah benim dileğimi reddetmez dedi. Hazreti İsa’nın duası ile gökten bir sofra indi. İnananlar yemeklerden yediler inanmayanlar helak oldu, diye anlatılır Maide suresinde.

Tüm bu cümleleri yazdıran bir manzaradır; zihnimden hayatımın bunca geçmişinden, öğretilerinden, anladıklarımdan kalanlardır. Yoksa bir şey bildiğimizden, anladığımızdan değildir. Kuran-ı Kerim’in indiği bu kutsal ayda yani günlerini yaşadığımız kutlu Ramazan ayı tamamı ile tevhidi yaşadığımız bir aydır. Bir dostumuzun Sultanahmet’teki kitap fuarında imza gününe davet edildik. Hepimiz oruçlu idik. İmzadan sonra iftar saati bir yere gidip iftarımızı açacaktık öyle düşünmüştük. Koskoca Sultanahmet’te bir lokma ekmek bir yudum su bulurduk elbette. İmza bittikten sonra stant komşuları arasında tatlı bir telaş başladı. Topkapı’nın cümle girişine yakın tam da büyük mabet Ayasofya’nın karşısındaki duvarların olduğu yere derme çatma sofraların kurulmasına şahit olduk. Kaldırımın üzerine halılar serildi, döşekler yapıldı. Hangi arada nereden geldiğini anlayamadığım beyaz plakalar karton kutuların üzerine konarak masa haline getirildi. Bir anda kaplardan dolmalar, börekler, kahvaltılıklar sofraya serildi. Sımsıcak pidenin kokusunu içime çekerken Ayasofya’dan Allah’u Ekber sesleri inledi. İşte tam karşımızda İmparator Justinyanus’un büyük mabeti ve karşısında biz iftarımızı açıyorduk. Yüzlerde tebessüm herkesin elinde lokmalarını ağızlarına götürürken “Ey Justinyanus! Nerden bilebilirdin Hazreti İsa’ya inen maide sofrasının asırlar sonra tam karşımıza diktiğin mabetin önünde Hazreti Muhammed’in dininden olanların ibadetlerini eda edeceklerini” diye geçirdim zihnimden.

Tam ben bunları zihnimden geçirirken Çinli olduğunu öğrendiğimiz bir hanım turist fotoğrafımızı çekmek için izin istedi. Fotoğraf makinesine gülümseyerek pozumuzu verdik. Maide sofrasında biz Müslümanlar şimdi de ölümsüzleşmiştik; Öyle değil mi!

Maddi olarak rızıklandığımız iftar sofralarından aldığımız gıdaları manevi gıdalara dönüştürmeyi Rabbim nasip etsin. Aldığımız rızıkların herkesi, her şeyi Tevhid sancağı altında görebilme bilgeliğine dönüştürsün. Ayasofya koca mabet! Son din olan Hak dini İslam’ın, Tevhid’in beşiğinde olmaktan artık sen de mutlu ol.