YENİ TREND BÜTÜNSEL YÜZ HACİMLENDİRME

Röportaj Perşembe 10 Mayıs 2018 23:32

Yüzdeki hacim eksiklikleri, kırışıklıklar, göz altı morlukları, dahil hepsine estetik cerrahide size uygun bir tedavi seçeneği mevcut. Üstelik kişiye göre ameliyatsız seçenekleriyle... Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah Doç. Dr. İsmail Küçüker bakımlı ve daha genç görünmeyi sağlayan son uygulamaları YeniBirlik'e anlattı.

Yeni Trend Bütünsel Yüz Hacimlendirme

SEMA SEZEN

Yüzünüzü daha da güzelleştirmek için ve çeşitli sebeplerden ortaya çıkan sorunları gidermek için estetik cerrahinin sunduğu çok sayıda alternatif var. Cildi hem onaran hem de kusurların giderilmesi için uygulanan yöntemleri Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah Doç. Dr. İsmail Küçüker'e sorduk.

- Ciltte en sık rastladığınız sorunlar hangileri?
30’lu yaşlardan sonra cildin kendini yenileme süreci yavaşlar. Yıllar geçtikçe deride kolajen ve elastin lifleri eskimeye, cildimizin hyalüronik asit miktarının azalmaya başlar. Yaşlanma, cildi gergin ve eklemleri hareketli tutmak için gerekli olan hyaluronik asit miktarının zamanla azalmasıyla başlar. Hyaluronik asit vücutta üretilen ve deri için olmazsa olmaz bir yapı taşıdır ve birçok besinden de alınabilir. Ancak tıbbi araştırmalar, hyaluronik asidin gıdalarla alınmasının yeterli olmadığını gösterdi.

- Peki bu problemi çözmek için yapılan uygulamalar neler?
Cilde dışarıdan yeterli miktarda hyaluronik asit verilebilir. Bu madde, eklemlerin kayganlığını sağlar ve kendi hacminden bin kat fazla su tutabilir. Enjekte edildiği yerde uzun süre şeklini muhafaza eder. Bunu dolgu ve mezoterapiyle uyguluyoruz. Sonuç anında gözle görülür etki sağlıyor.

Hyaluronik asidin farkı nedir?
Hyaluronik asit, insan vücudunda ve daha birçok canlıda doğal olarak bulunan bir polisakkarittir. Vücudun ürettiği hyaluronik asidin yüzde 50'si üst deride bulunur. Yan etkilerinin çok az olması, homojen dağılabilirliği ve vücuttan tamamen atılabilir olduğu için günümüzde en çok tercih edilen dolgu maddesidir. Patentli “resilient” hyaluronik asidin doğru dengesi ile üretilmiş olan dolgular uygun vizkoelastik profil, doku üzerine minimal baskı, optimal yayılma ve kontrollü konumlandırma, dar alanlara kolay enjeksiyon gibi avantajlar sağlıyor.

Yüz yıllarla birlikte yer geçimine karşı koyamayıp hacmini kaybediyor. Yüze eski halini kazanması için öneriniz nedir?
Yıllar geçtikçe deride kolajen ve elastin lifleri eskimeye, cildimizin hyaluronik asit miktarı azalmaya başlar. Yüzde belli bölgelerde hacimsel kayıplar oluşur. Bunların sonucunda, ciltte kırışıklık ve elastikiyet kaybına bağlı olarak sarkmalar meydana gelebilir. Çözüm olarak belirli bölgeler için özel olarak geliştirilmiş dolgular kullanılabilir. Yüz hacmini kaybetmiş hastalarımıza Teosyal Ultimate, Ultra Deep ve Global Action dolgu tipleriyle uygulamalar yapıyoruz. Özellikle Ultimate, elastikiyet kaybı ve yüzü taşıyan yağ dokusu kaybı için iyi bir çözümdür. Deformasyonu fazla yüzlerin yeniden biçimlendirilmesi için özel olarak tasarlanan bu dolgu, cilt altı dokularda hacim sağlayarak, yanaklar, zigoma bölgesi, yüz ovali ve çene bölgesinin volüm kazanmasını sağlar. Böylece ciltteki deformasyonlara anında düzeltici etki göstererek yüz uyumunda gözle görülür farklılıklar gerçekleştirir. Yüksek hacim oluşturma kapasitesi ile göz alıcı sonuçlar ve yüzün mükemmel bir şekilde yeniden biçimlendirilmesini sağlar.

Peki, başka hangi durumlarda yüz kaldırma işlemleri yapılabilir?
Düz ya da içe çökük bir yanak yapısına ya da sarkmış yanaklara sahipseniz dolgu enjeksiyonundan faydalanılır. Elmacık kemikleri çıkık hale getirilirken eğer yanakta sarkma varsa yüz germe ameliyatı da gerekebilir. Elmacık kemiğinin yapısı ve yanağın durumuna göre her iki teknikte birisi ya da ikisi birden kombine bir şekilde kullanılabilir.

Son yıllarda oldukça popüler olan dudak dolgusu hakkında bilgi verir misiniz?
Kiss Dudak Dolgusu, dudak dolgunlaştırma, şekillendirme ve kontur yapımında oldukça sık uygulanıyor. Ayrıca asimetrilerde, dudak kenarı sarkması, dudak üstü ince barkod çizgilerinin iyileştirilmesi için tercih ediliyor. Dudakların etrafındaki hassas bölgenin tedavisi için özel olarak geliştirilmiş yüksek oranda çapraz bağlarıyla, bozulmaya karşı dayanıklı ve çok daha uzun ömürlü ağrısız bir teknik operasyondur. Yoğun damar yapısı ve hareketli nedeniyle dudaklar, dolgu açısından özel geliştirilmiş hyaluronik asite daha doğal bir tepki verir. Dudağın hacim vermek için, içeriğinde mutlaka vitamin de barındıran hyaluronik asit kullanmak gerekiyor. Hyaluronik asit, insan vücudunda ve daha birçok canlıda doğal olarak bulunan bir polisakkarittir. Bu nedenle diğer sentetik dolgu maddelerine göre güvenlik profili çok yüksektir. Bu madde hücre büyümesinde önemli bir rol oynar. Bu nedenle enjekte edildiği yerde uzun süre şeklini muhafaza eder. Kiss Dudak Dolgusu ile tüm ağız (kırmızı dudaklar ve kontürler) da uyumlu bir sonuç elde edilir. Dudak kontürünü yeniden belirleyebilir, hacmini artırabilir, dudak köşelerini doldurarak şekillendirebilir ve nemlendirilmesini sağlayabilirsiniz.

Yüzün genel hacmini ve ışıltısı geri kazanması için ne öneriyorsunuz?
Teosyal Işık Dolgusu özel içeriği sayesinde cilt nemlendirilmesi, antioksidan koruma, hücre yenilenmesi ve cildin yeniden yapılandırılmasını hedefleyen bir mezoterapi yöntemidir. Yüz, boyun, el üzeri ve dekolte bölgesinin gençleştirilmesi, onarımı ve yenilenmesi ile ilgili olarak yardımcı olmaktadır. Işık dolgusunu diğer dolgu maddelerinden farklı kılan en önemli nokta içeriğidir. Bu içerik patentli hyaluronik asit ve yeniden yapılandırma kompleksinden (8 amino asit, 3 antioksidan, 2 mineral ve 1 vitamin) oluşmaktadır. Amino asitler, vitamin ve mineraller, hücre korunması yanı sıra cildin yeniden yapılanması ve hücre yenilenmesini sağlar. Sonuç olarak ışık dolgusu cildin nem ve elastikiyetini artırır, cilt canlanarak parlaklaşır, sıkılığını ve şeklini geri kazanır. Işık Dolgusu’nun kalıcılık süresi ortalama 6-8 ay civarındadır. Bu süre sonunda tekrarlanmalıdır. Tekrar uygulamalarda kalıcılık süresi artacaktır. Göz çevresini gençleştirmek, halkalar ve morluklar için uygulanan Gözaltı Işık Dolgusu’nun etkisi ise 12-18 ay sürmektedir. Işık Dolgusu için 3 hafta aralıklarla 3 seans önerilir. Birinci seanstan itibaren gözle görülür sonuçlar ortaya çıkar.

Göz altında oluşan morlukların tedavisinde ameliyatsız uygulamalar konusunda bilgi verir misiniz?
Göz altında oluşan problemleri gidermek veya azaltmak için sadece bu bölgeye özgü olarak geliştirilmiş, içeriği itibari ile normal dolgulardan birçok konuda farklılık gösteren ve dünyada tek olan Göz Altı Işık Dolgusu uygulaması yapılmaktadır. Çapraz bağlı ve yarı çapraz bağlı patentli “resilient” hyaluronik asit içeriğinin yanı sıra, 8 amino asit, 3 antioksidan, çinko, bakır ve B6 vitamini ile ciltte yeniden yapılandırmayı sağlayan ve uygulanan bölgeye anestezi sağlayarak hasta konforu ile birlikte uygulamayı da kolaylaştıran eşsiz bir dolgudur. Özellikle gözaltı morluğu, çukurluk ve halkalanma olan kişilere uygulanmaktadır, ayrıca gözaltı dokusunun yeniden yapılanmasını sağlayarak göz çevresinin gençleşmesine de yardımcı olmaktadır. Göz çevresini gençleştirmek, halkalar ve morluklar için uygulanan Göz Altı Işık Dolgusu’nun etkisi ise 12-18 ay sürmektedir. Işık Dolgusu için 3 hafta aralıklarla 3 seans önerilir. Birinci seanstan itibaren gözle görülür sonuçlar ortaya çıkar. Gözaltı Işık Dolgusu için çoğu zaman tek seans yeterli olur. Sadece hastaların küçük bir kısmında bir ay sonrasında rötuş gerekebilir.

Son olarak güzellik uygulamalarına ne zaman başlamalıyız?
Herkes bu soruyu soruyor. Çok erken dönemlerden başlamak çok önemli. Çocukluk döneminde en önemli yapmamız gereken şey kendimizi güneşten korumak ve güneş kremi kullanmak. Çünkü ileride yaşlanmanın en büyük tetikleyicisi çocukluktan itibaren maruz kaldığımız güneş ışınlarıdır. Hayat boyu maruz kaldığımız güneş ışınlarının yüzde 80’ine çocukluk döneminde maruz kalıyoruz, çünkü sürekli dışarıdayız. Kendimizi bundan korumamız gerekiyor. Güneş ışınlarının etkisi 20-30 yıl sonra ortaya çıkabiliyor o yüzden korunmak çok önemli. Özellikle alında, yaşla beraber ortaya çıkan mimik çizgileri, botulinum toksin uygulamalarıyla engellenebilir. Botulinum toksine de bence erken yaşta başlayabiliriz yani bu çizgiler oluşmadan. Çizgiler oluşmadan önce uygulanmaya başlandığında geciktiriyor, uzun vadeli etki etmiş oluyor. Dolgular ise kişinin 30lu yaşlarının son dönemlerinde uygulanmaya başlanabilir. Çünkü yaşlandıkça yanaklarımız aşağıya doğru inmeye başlıyor ve dolgularla desteklenmesi gerekiyor.