ÜLKEMİZE EN YAKIN YUNAN ADASI MEİS

Turizm Pazartesi 02 Temmuz 2018 22:14

Bayram tatilleri uzun olunca Ege'deki tatil yöreleri de dolup taşıyor. Burnumuzun dibine kadar girmiş Yunan adaları da tatilciler için günübirlik ya da bir kaç gün için kaçış yeri oluyor.

Ülkemize En Yakın Yunan Adası Meis

Hakan DİKMEN

Bugün size Meis Adasından söz etmek istiyorum. Hemen Kaş ilçemizin karşısında bulunan, baktığınızda renkli evlerini dahi Kaş’tan görebildiğiniz ada. Hani derler ya  “Horozlar ötse duyulur” işte o kadar yakın bir Yunan toprağı.  Sadece iki buçuk kilometre uzakta. Tekne ile 25 bilemediniz 30 dakikada geçiyorsunuz.  25 euro adam başı bilete veriyorsunuz.  Vizeniz yoksa dert etmeyin günlük vize de veriyorlar.

Bu kadar yakın iki kasaba arasında ne fark olabilir diye düşünürseniz, ilk madde sakin oluşu. İkincisi temizlik. Üçüncüsü de yıllardır adaya yeni bina yapılmasına izin vermemişler. Eskiyi korumuşlar. Renkli çok güzel evler daracık sokaklar ayrı bir dinginlik veriyor. Cumbalı Osmanlı mimarisi de bolca var. Bu tarihi binalar halen  kullanılır durumda.  Adadaki binaların hepsi aynı metrekare ve mimari projede yapılmış. Bu ilginç adanın nüfusu 500 kişi. Bu beşyüz kişiyi de adada tutmak için ev başına 1000 Euro  aylık veriyorlarmış. Yıllar önce kalabalık olan ada sakinleri  2. Dünya Savaşı’ndan sıkılıp Avusturalya’ya göç etmiş. Bu nedenle yaz tatillerinde Avusturalya’dan çok turist alıyor bu ada. Hepsi de eski evlerine koşup orada yaşıyorlar. Bazı evlerin kapısında Avusturalya bayrağı dahi var.

Pırıl pırıl ve sakin denizi ile sessizliği sevenlerin kalesi Meis

Beş yüz kişi yaşıyor diye adayı hafife almayın sakın. Çok ilginç bir tarihi var. Mesela Likyalıların izini sürebilirsiniz.

Kaş’tan kalkan tekneniz yaklaşık 30 dakika sonra Meis’e varıyor. Orada küçük bir gümrükten geçiyorsunuz. Dar kıyı yürüme yolları ve  lokantalarının arasından geçip Kilise meydanına ulaşıyorsunuz. Burada kahve içip ya da deniz mahsullerinden oluşan bir menü ile yemek yiyebilirsiniz.

Meis’te sizi kocaman karettalar karşılıyor. Bu karettaların adları bile var. Koyda sakin sakin yüzüyorlar ve karınları acıkınca kıyıya yanaşıp meraklı seyircilerden  balıklarını alıyorlar.

Küçük bir bot ile adanın en etkileyici yerlerinden biri olan Mavi Mağaraya kişi başı 10 euroya gidebilirsiniz.

Daracık bir boşluktan mağaraya giriyorsunuz. Ama içi çok farklı. Suyun rengi turkuvaz. Mağara duvarları sedefleşmiş mavi ışığı yansıtıyor. Beyaz ışık giren yer kapı görevi görüyor. 

Giriş biraz korkunç görünse de içerisi gayet yüksek ve geniş. Adaya gidenlerin bu mağaraya girmesi ve parlayan masmavi suyu görmesi, yüzmesi lazım.

Nohut köftesi pek meşhur olmuş Ayayorgi’de

Ayayorgi diğer bir adıyla  “Saint George Beach”  denize girilebilecek en güzel yerlerden biri.

Küçücük ada İçinde bir de tarihi Chapel (şapel) de barındırıyor.

“Vanna Barba Oskarlı Akdeniz Filminin oyuncusu”  ve “Yunanistan Denizcilik Bakanı  Panagiotis Kouroumplis”  

Vanna Barba Yunanistan ve İtalya’nın en bilinen Oskarlı film oyuncusu ve Yunanistan Denizcilik Bakanı  Panagiotis Kouroumplis  ile Meis adasında karşılaşmak çok hoştu. Muhteşem, güzel ve seksi Yunan aktris Vanna Barba, 1991’de en iyi yabancı film dalında Oscar’ı kazanan “Akdeniz” filminde oynamıştı. Bakan Kouroumplis ve Barba çok dostça davrandılar. İki ülke halkının kardeş olduğunu söylediler. Aynı masada Sinop’tan göçen Yunanlı ve yine bu sefer ailesi Selanik’ten Türkiye’ye göçen Türkler vardı. İşin güzel yanı da bu beraberlik Yunanlı Çiko ve Türk Hurigül’ün Ayayorgi adasındaki lokantasında yaşandı. Gösterdikleri misafirperverlik, dostluk, kardeşlik bizi çok mutlu etti.

Kaş ilçemizin yanı başındaki  Meis Adası, yönetmenliğini İtalyan Sineması’nın önemli isimlerinden Gabriele Salvatores’in yaptığı Mediterraneo (Akdeniz) filmi ile de biliniyor. Çünkü Mediterraneo 1992 yılında “En İyi Yabancı Film Oscarı”  almıştı. Filmde Meis Adası’nda üç yıl geçiren ve birbirinden ilginç karakterlerden oluşan bir grup İtalyan askerinin öyküsü anlatılıyor. Sayfamda gördüğünüz Vanna Barba  da o filmde oynayan Yunanistan’ın ve İtalya’nın en bilinen artistlerinden.

M.Ö 4.yüzyıla uzanan Kral mezarları var

Kral Mezarları bize  Kaş ve çevresindeki kral mezarlarını  hatırlattı.  Bu küçük adada Romalılar, Bizanslılar, Rodos Şövalyeleri, Memlük Sultanlığı, Napoli Krallığı ve Osmanlı İmparatorluğu yaşamış. Osmanlı arada Meis adasını kaybetse de 1552’den 1912’ye kadar büyük ölçüde adanın sahibi olmuş. Dünya Savaşı’nın başlaması ile ada önce Fransızlara, sonra İtalyanların eline geçmiş. 2. Dünya Savaşı sonunda Yunanistan’a geçene kadar, İtalyanlar hep adadaymış. Hatta savaşın bitmesine rağmen adadan gitmeyi unutmuşlar. Aslında bu Oskar almış bir filmin de hikayesi.

Bu adanın ilginç bir özelliği de yasak bir aşka mekan olması. Meisliler ve Kaşlılar, bu büyük aşkı hep anlatırlar. Bu hikayenin kahramanlarından damat, ırkçı Altın Şafak Partisi’nin eski üyesi Çiko. Diğer kahraman ise Kaşlı zorluklara göğüs gerip aşkına kavuşan Hurigül. Çiko ile Ayayorgi adasındaki lokantasında,  Hurigül ile de Meis’te karşılaşıp fotoğraf çektirdik. Hurigül  ile Çiko’nun parti bıraktıran aşkı iki yakada dillere destan olmuş. Sınırların her türlüsüne meydan okuyan Hurigül ve Çiko’yla Meis’te arkadaş olduk. Artık onların bir çocukları da var. Sarışın çok cana yakın. İsmi Aras. Ayyorgi’de bir lokanta ve Meiste’de bir butikleri var.  Hurigül ve Çiko’nın lokantalarının olduğu ada.Nefis yemekler var. Hurigül hanım değişik maharetleriyle Türk Yunan karması bir menüsü çıkarmış. Nohut köftesini denemelisiniz. Yunan salatası kocaman beyaz peyniri ve iri kesilmiş soğanlarıyla nefis. Kızarmış peynir, kalamar ve daha niceleri.

1752 yılında yapılan Osmanlı zamanında kalma Cami,  müze olarak kullanılıyor. Meis’in tarihine ayrı bir değer katan Osmanlı Camisi, Meis limanına geldiğinizde ilk dikkatinizi çeken mekân. Minaresi ve kırmızı kubbesi o kadar zarif ve dikkat çekici ki hemen ziyaret etmek istiyorsunuz. Camide Saat 12’de dia gösterisi var.  Ancak öğleden sonra 3’te kapanıyor Diğer müzeler  de öyle.

Meis ya da  İtalyanların  “Kızıl Kale” anlamına gelen “Kostellorizo” dediği ada