'NÜKLEER SANTRALİN 50 YILLIK MAZİSİ VAR'

Röportaj Cuma 20 Kasım 2020 08:30

Sinop Valisi Erol Karaömeroğlu, "Sinop'un Nükleer Santral yeri olarak tespit edilmesi 1970'lere kadar gidiyor. O yıllarda karar verilmiş." diyor.. Başta nükleer santral olmak üzere doğa ve kültür değerlerini koruyarak geleneksel özelliklerini yaşatmayı başaran ülkenin en kuzeyindeki şehri, Sinop'u şehrin en yetkili ismiyle konuştuk..

'NÜKLEER SANTRALİN 50 YILLIK MAZİSİ VAR'

Adil YILDIZ

Sinop ve Akkuyu ve nükleer santralleri..

Çok tartışıldı, çokça yazılıp çizildi.. Oysa her iki santralin devreye girmesiyle birlikte Türkiye’nin elektrik ihtiyacının en az yüzde 10’u karşılanmış olacak.

Sinop Valisi Erol Karaömeroğlu, “Sinop’un Nükleer Santral yeri olarak tespit edilmesi 1970’lere kadar gidiyor. O yıllarda karar verilmiş.” diyor.. Başta nükleer santral olmak üzere doğa ve kültür değerlerini koruyarak geleneksel özelliklerini yaşatmayı başaran ülkenin en kuzeyindeki şehri, Sinop’u şehrin en yetkili ismiyle konuştuk..

Sinop’a geleli 4 ay oldu. İlk valilik yeriniz. Bir gününüz nasıl geçiyor?

İlk göz ağrım Sinop… Yani günümün 3’te 2’si Sinop projeleriyle geçiyor. Geri kalan vakitte uyurken de Sinop’la ilgili hayallerle uyuyoruz. Sinop’la dertleniyoruz. Sinop’la yatıyoruz; Sinop’la kalkıyoruz. 24 saat hayatımız Sinop… Sinop’u geleceğe hazırlamak istiyoruz. Altyapıya önem veriyoruz. Altyapıyı geleceğe hazırlamak istiyoruz.

Altyapıyı ilgili yoğun Ankara seferleriniz var. Bununla ilgili gelişmeler nedir?

Göreve başladım; başladıktan 1 gün sonra Ankara’ya iş takibine başladım. İlk gidişim Meydan Projesi ile ilgiliydi. Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Murat Kurum ile Meydan Projesi’ni görüştük. Sonra 15 günde bir hızlı yol almak için Ankara’ya gidip geldik. Sinop; Batı Karadeniz gibi biraz bakir bir alan. Yapılacak çok hizmet ve iş var.

 Peki bu hızlı yol almanın neticesinde inşaatta ilk kazmayı ne zaman vuruyorsunuz?

Yani Meydan Projesi için en son bir ay önce TOKİ başkanlığında tüm paydaşlarla bir toplantı yaptık. Son şeklini verdik. Şimdi önümüzdeki günlerde Anıtlar Kurulu’na uygulama projesi onaya sunulacak. Oradan geçtikten sonra ihale aşaması ve ihale süreci başlayacak.

 2021’in ilk 3 ayı için diyebilir miyiz?

Aralık ayı içerisinde büyük ihtimalle Meydan Projesi’ni ihale edilmiş bir hale getireceğiz.

 Nereden başlayacak?

Sinop Meliha kasın Otel alanını düşünün… Oradan yolla kale duvarı alanı arasındaki bütün alanı kapsıyor. Artı Valilik alanı, adliye ve Ağız-Diş Sağlığı alanından oluşuyor bizim projemiz.

 Jandarma askerlik misafirhanesi tarihi bir alan olarak kalıyor mu?

 Onu o dönemde Jandarma Komutanı olan bir Albay; bizzat halkla beraber yapmış.

Askeri misafirhane tamamen kalıyor mu?

O kalıyor. Koruma altına alınıyor. İki eser dışındaki bütün yerler yıkılıyor.

 Valilik binası ve yıkılan yerler nereye taşınacak?

Valilik bu projenin ikinci etabında yer alacak. Diğer söylediğim alanlar 1. Etapta ihale edilecek. Belediye dışarıya taşınacak. Geçici olarak Bostancı Mahallesi’nde anayol üzerinde bir yeri tahsis ettik. Bu geçici bir tahsis. Belediye’nin esas yapılacak yeri yeni imar planından sonra belli olacak. Biliyorsunuz Yeni Sinop’u yaratmak için Sinop’u dışarıya açacağız…

 Eski Floransa; yeni Floransa… Eski Venedik, yeni Venedik gibi mi?

Evet Avrupa’daki Old City-New City gibi Eski Sinop, yeni Sinop olacak… Eski Sinop’u daha koruma altına alacağız. Daha butik bir turistik şehir haline getireceğiz. Yeni Sinop’u da dışarıya taşıyacağız.

 Bu projelerin tamamı 2023’e kadar tamamlanır mı?

Yeni Sinop’un tamamlanması; yeni imar planının tamamlanmasıyla olacak. O konuda hukuki ve idari süreç devam ediyor. İlçe ve şehircilikten 1 bölü 25000 planı onaylanınca yeni Sinop’un yerleşimi hızlanacak.

Peki kıyı kanununa göre bir sıkıntı yaşıyor Sinoplular… Kıyı kanununda otel yapılmaması gibi çeşitli sıkıntılar var. Bazı yerler SİT alanı ilan edilmişti. Bu konuda neler söylersiniz?

Şimdi kıyı kenar çizgisi ile ilgili bir imar durumu var. Denize 100 metre mesafede imar çalışması yapılamıyor. Sinop’un 3 tarafı deniz. Maalesef bu konuda ihlaller de var. Bu konuda imar affına girmeyen alanları da belediyemiz yıkacaktır. Sinop’un bir dezavantajı var. Hem kentsel SİT alanı hem de 1. Derece; 2. Derece arkeolojik SİT alanı, Mera Kanunu, Orman Kanunu, sulak alanlarla çevrilmiş Sinop… Denize gidemiyorsun… Geriye gittiğinde karşına orman çıkıyor, mera çıkıyor, doğal SİT çıkıyor, sulak alan çıkıyor. Dolayısıyla Sinop boğuluyor. Orman ve deniz arasına sıkışmış bir kara parçasında yatırım yapmak bu şartlarda çok güçleşiyor… Yani normal bir ilde, bir projeyi yapmak 1 senede ihale aşamasına geliyorsa bir hizmet; bizim burada 2-3 yıl mücadele etmeyi gerektiriyor. Dolayısıyla buralarda bir projeyi gerçekleştirmek daha çok zaman alıyor. Böyle bir dezavantajımız var.

 Peki bu konu bakanlıklara bildirildi mi?

Yani bu süreçleri geçmeye çalışıyoruz. Gerekli kurullardan, bakanlıklardan izinleri almaya çalışıyorsunuz. Dolayısıyla çok zaman alıyor.

Sinop çok stratejik bir il, öyle mi?

Kesinlikle… Tarihte hep stratejik oldu Sinop. Eskiden de öyleydi… Yani doğal limanı nedeniyle herkesin sığındığı bir güvenli limandı…

 Sinop’u ön plana çıkarmak isteseniz 3 konu başlığınız ne olur?

Turizm… Doğa… Cezaevi…

Peki ilin valisi olarak bu zamana kadar yapılan tanıtımla ilgili yorumlarınız nelerdir?

Tanıtımla ilgili Sinop Mantısı… Sinop Kestanesi… Kestane Balı… Balık… İnsanı.. Bunları gastronomi olarak ön plana çıkartabiliriz.

Burası bir liman kenti, balıkçı şehri… Gastronomi ile ilgili yeterli altyapı var mı? Bunlarla ilgili neler yapmayı düşünüyorsunuz?

Sinop’ta profesyonel anlamda yeterince bir balık restoranı yok.

Bununla ilgili bir projeniz var mı?

Hayallerimiz içerisinde turizmdeki hizmet sektörünü ve altyapı sektörünün daha üst seviyelere çıkarılması var. İnsan boyutuyla, altyapı tesis boyutuyla daha zengin olmalı… Günübirlik turistin üzerine çıkarmalıyız Sinop’u… Sinop’a daha kültürlü ve zengin bir turist gelmesi taraftarıyız.

 Peki Sinop iline ve ilçelerine neden para harcama kültürü olan insan neden gelsin?

Artık zengin insanlar güneşten sıkıldı… Deniz, kumdan ziyade daha çok doğayla beraber olmak istiyor. Bizim Sinop sahilleri, Batı Karadeniz sahilleri daha çok ilgi çekebilir bu anlamda. Bunlardan birisi de, Çangal ormanları ve Akgöl diyebiliriz. Ayancık olsun, Gerze olsun bunlar daha kültürlü ve ekonomik seviyesi yüksek turistleri kendisine çekebilir. Boyabat’ın tarihsel bir geçmişi var. Çok özel mekanlar.

 Turizm alanında altyapı olarak Sinop yeterli mi?

Sinop’un altyapısı bu anlamda yeterli değil. Ama bizim hedefimiz Sinop’u turizm dahil geleceğe her yönüyle hazırlamak…

Bayramlarda trafiğin yükselmesi, esnafın hizmet sektöründe yetersiz kalması konularında KUZKA'nın desteği söz konusu olabilir mi?

KUZKA hizmet sektörü yönünde eğitim programlarımız var. İnşallah hizmet sunan personelle ilgili bir eğitim çalışması yapıyoruz. Buradaki işletmecilerin duyarlı olması gerekiyor. İşletmecilerimizi daha çok yönlendireceğiz. Çünkü sunulan hizmetin daha kaliteli olması gerekiyor. Çalışan insanı daha iyi eğitmek için yönlendirme ve özendirme çalışması yapacağız.

 Peki Sinop’ta kayıt dışı pansiyonculuk çok gelişmiş durumda. Bununla ilgili bir önleminiz var mı?

Kayıt dışı ile ilgili vergi kaybı nedeniyle bir mücadele içindeyiz. Bunları kayıt altına almak için inceleme ve denetimlere devam ediyoruz.

 Bununla ilgili buradaki işletmecilerin çok şikayeti var mı?

Gerekli önlemler Valilik tarafından alınıyor. Turizm altyapısına hazırlama dediğimiz olay da bu tür ihtiyaçlar sebebiyle oluyor. Eğer zincir otelleri getirebilirsek; normal konaklama tesisleri genişletebilirsek bu anlamda günübirlik, kayıt dışı yerlere insanlar gitmek zorunda kalmayacak.

Peki otel zincirleriyle ilgili otellerin Sinop’a böyle bir talebi söz konusu mu?

Bugüne kadar sadece Green Park girişim yapmak istedi. Başka bir örneğe denk gelmedim.

 “Türkiye’nin en mutlu şehri Sinop” diyoruz. Ama aynı zamanda en yaşlı kent de Sinop… Bu çelişkiyi bana söyler misiniz?

Sinop merkezimiz ve Sinop emekli şehri… Genç nüfusun az olduğu, yaşlı nüfusun çok olduğu bir şehir. Dolayısıyla insanlar böyle bir doğada mutlu olmayacak da ne yapacak?

Kalkınma konusunda emekli şehri olması bir dezavantaj değil mi?

Dezavantaj doğru. Ama inşallah organize sanayi bölgelerini daha çok teşvik ederek; istihdamı arttırıcı faaliyetler içerisindeyiz. Dünyanın en büyük oyuncak fabrikaları, dünya oyuncak sanayinin neredeyse yüzde 70’ine sahip gruplar o yerli ortaklarla ilk fabrikalarını açtılar.

 İstanbul’da ve Sinop’un dışında yaşayan birçok iş adamı var. İş adamlarının yatırım yapması konusunda ne gibi çağrınız var?

Bütün Sinoplu iş adamlarını şehrimizi geliştirmek noktasında Sinop’a davet ediyoruz. Yabancının gelmesi için önce kendi zenginlerimizin, kendi iş adamlarımızın yatırım yapmaya hevesli olması lazım. İlk taşı onların atması lazım.

 Peki yatırım konusundaki avantajları nedir Sinop’un?

Yani burası kalkınmada öncelikli yerler arasında… Bir takım vergi avantajları olan bir ucuz işçi anlamında avantajları olan bir şehir… Artı limanı, doğalgazı var. Çevre şehirlerle ulaşım yolları eskiye nazaran çok güzel.

 Sinop – Ayancık ve Ayancık – Türkeli arasında ve Ayancık – Sakız arasındaki yolla ilgili sıkıntılar yaşanıyor. Şu an bu yollara ilgili bir çalışmanız var mı?

Şu an sahil yolu kapsamında zaten bölme bölme Batı Karadeniz sahilinde yol çalışması devam ediyor. Buradan ta İstanbul’a kadar sahilden yolu bağlama çalışmaları etap etap yapılıyor. Bunlar bittiğinde inşallah Batı Karadeniz turizmde yeni bir rota olacak. Burada da en hazırlıklı il olmak istiyoruz. Bunun yaratacağı enerjiden ve hareketlilikten pay almak istiyoruz. Bu anlamda Sinop bir takım cazip avantajlara sahip.

Peki sizce Sinop’un en büyük markası nedir?

Sinop’un en büyük markası bence denizi ve orman ve insanı.

 Fakat SİT sebebiyle yatırım yapılamaması söz konusu mu?

Ormandır, meradır bu tür yerlerde turizm söz konusu olduğunda yer tahsisi yapılabiliyor.

En önemli olaylardan birisi eğitim… Her öğrenci 2-3 bin lira bırakıyor bulunduğu ile… Sinop Üniversitesi’nin yaptığı faaliyetleri yakından izliyorsunuz. Sinop Üniversitesi’nin öğrenci kontenjanı yeterli mi? Neler yapılabilir?

Sinop Üniversitesi’nde 11 bin öğrenci var. Bu da ilimiz açısından büyük bir katkı… İnşallah öğrenci hedefini arttırmak en büyük hedefimiz…

Dünyamızda vegan turizmi oldukça yer almaya başladı. Fark yaratmak adına vegan turizmi konusunda Sinop potansiyele sahip mi?

Vegan turizmi anlamında zaten biz balıkçılık anlamında Karadeniz’de en üst il biziz… Karadeniz’de balık kültürü konusunda çok öndeyiz. Hamsinin ve diğer tüm balıkların başkenti Sinop’tur. Yani 23 çeşit balık sayabiliyorsunuz. Bu Karadeniz’de hiçbir ile nasip olmayan bir avantaj. Karadeniz’de bir dip akıntısı nedeniyle sahilde oturup balık tutmanız çok zordur.  Ama Sinop’ta oturup balık tutabilirsiniz. Böyle kolaylıkları da var. Balık kültürü anlamında büyük bir avantaja sahip.

İnceburun’a gelen konuklar için oraya bir şey yapmayı düşünüyor musunuz? Projeniz var mı?

İnceburun ile ilgili altyapı anlamında çalışmalarımız var ama dediğiniz anlamda özel bir projemiz yok. Sadece Hamsilos ile Akliman’a kadar olan alanla ilgili bisiklet yolu, tartar pist projelerimiz var.

Nükleer Santral ile ilgili gelinen nokta nedir?

Nükleer Santral ile ilgili ÇED Olumlu Raporu onaylandı. ÇED ile ilgili hukuki süreç devam ediyor. Nükleer Santral’in Sinop’un gelişmesi anlamında büyük bir adım olacağını düşünüyorum. “Turizm ile santral yan yana gelir mi?” diye soracak olursanız; Paris örneğini vereceğim.

Nükleer Santral’deki sıcak suyun denize akması ve bu balıkçı şehrinin ürününe bir zarar vermiş olmaz mıyız?

Bizim sahilimizin her tarafından balık tutabileceğiniz bir özelliğe sahip Sinop…

Balıklar zarar görmez mi?

Şu an Nükleer’in kurulacağı alanda balıkçılık faaliyeti yok ki… Balıkçılığın çok etkileneceğini zannetmiyorum.

İlk operasyon ne zaman başlayacak?

Bu bir devlet projesi… Süreç devam ediyor. Bu Sinop’un Nükleer Santral yeri olarak tespit edilmesi 1970’lere kadar gidiyor. O yıllarda karar verilmiş.

HES’lerle ilgili ÇED raporları mahkeme kararıyla bozuldu. Bu süreçte neler yaşanıyor?

ÇED raporu bozulmadı. Ayancık HES zaten çalışıyordu. 2008 yılında valilikçe “ÇED Gerekli Değildir” raporu verildi.

Bunu devletin vermesi gerekmiyor mu?

Buna itiraz edildi. İtiraz edilince hukuken de yanlış yapılmış. Danıştayca iptal edildi. Şimdi ÇED süreci yeniden başladı. O süreç tamamlandığında HES santrali elektrik üretmeye devam edecek. Çevre Şehircilik Bakanlığı ÇED Genel Müdürlüğü  EK-1’de yer alan tesislere ÇED raporu verme yetkisine sahip. Bir de EK-2’de yer alan tesisler var. Onlara da valilikler ÇED Uygun raporu veriyor. Ayancık’taki HES’te EK-1’de yer almasına rağmen valilikçe verildiği için yargı tarafından bu karar bozuldu; iptal edildi. Süreç yeniden başlıyor. Bakanlığın ÇED raporu vereceği EK-1 listesinde yer aldığı için süreç bu hukuki koşullarda devam ediyor.

Peki biraz da sağlığa geçmek istiyorum Sinop’la ilgili. Sinop’taki hamile kadınlar Bafra’ya, Samsun’a gitmek zorunda kaldı. Bu konuyla ilgili Sinop’ta Devlet Hastanesi’ne çocuk bölümüyle ilgili yapılan iyileştirme çalışmaları var mı? Durum nedir?

Bizim yeni Devlet Hastanemiz gerçekten çok iyi imkanlara sahip; yeterli donatıya, aletlere sahip bir hastane. Geçenlerde de A sınıfına yükseltildi. Dolayısıyla A sınıfı bir hastane olması dolayısıyla daha çok ve çeşitli uzmanların gelme şansı olacak. Bu şekilde de sağlık yönünden toplumumuza daha çok hizmet etme şansımız olacak. Çocuk bölümümüz ve çocuk doktorlarımız var.

Biraz da futboldan bahsetmek istiyorum. Sinop merkez ve ilçelerinde futbol ve spor yatırımı ile ilgili ne gibi değişiklikler olacak?

Spor yatırımı anlamında yeterli altyapıya sahip Sinop… Yeni bir spor salonu yaptık. İçerisi tamamen uluslararası milli düzeyde yarışmaların, turnuvaların düzenlenebileceği bir alan. Bu standartlara sahip. 17 dönüm üzerine kurulu. 5 ayrı spor salonu var. Yani hem basket ve voleybol sporlarının yapılabileceği bir salon var. Turnuvalara ev sahipliği yapılabilir. Hem de aynı bina içerisinde 5 ayrı dala hizmet verebilecek müthiş bir bina yapıldı. Spor altyapısı olarak gerçekten ben hiçbir ilde bu kadar güzel bir altyapı görmedim. Spor olarak Sinop çok avantajlı. Yakın bir gelecekte milli düzeyde sporcular çıkartabiliriz.

Yakın bir gelecekte bir maratoncu kardeşimiz Türkiye birincisi oldu.

Bunun artarak devam edeceğine inanıyorum. Geçenlerde ilk atandığımda Spor Bakanı ile Spor Toto üzerinden 20 milyon liralık bir protokol imzaladık. Basketbol sahasıdır, semt sahalarıdır, tenis kortlarıdır şehrimize kazandırılacak.

Stadyum ne zaman bitiyor?

2 sene içerisinde bitecek.

Sinop’ta gençlerin eğlenebileceği, oturabileceği, kendilerini yetiştirebileceği ne gibi imkanlar var?

Gençlik Spor İl Müdürlüğümüze ait Gençlik Merkezlerimiz var. Orada ister sanat yapılsın, ister spor yapılsın bir çok koşullara sahip merkezler var. Kitap okuma salonlarımız var. İnterneti olan salonlarımız, kafelerimiz var.

Hangi takımı tutuyorsunuz?

Şu an Sinopspor’u tutuyorum. Ama biz Rizeliler genelde Fenerbahçeliyizdir.

Evde hanımefendinin mi yoksa sizin mi sözünüz geçiyor?

Hanım Karadeniz insanı. Son sözü kadınlar söyler. Evde valilik yok.

Vali olmanın ne gibi kişisel avantajı ya da psikolojisi var?

Vali olmak insanlara bire bir hizmet etme zevkine sahip bir meslek. Türkiye’de Cumhurbaşkanımızı temsil eden 3-5 makamdan birisiyiz. Bayrak takma hakkı var. Cumhurbaşkanı’nı temsil eden bir makam. O ağırlığı taşıyoruz. En büyük hazzımız millete doğrudan hizmet etme şansına sahip olmak… Yani millete hizmetkar olan bir makam.

Hobileriniz nelerdir?

Kitap okuyorum. En son Alper Tunga kitabı okudum. Alper Tunga’yı hep şiirlerimizde hatırladık. Ama Alper Tunga gerçekten Orta Asya’da Türklerin gerçekten birliğini, bütünlüğünü sağlayıp; taa Balkanlar’a kadar gelmiş bir komutan. Onun daha iyi tanıtılması gerektiğine inanıyorum.

Ahmet Muhip Dıranas. Sinop’un kendi çocuğu. Sinop’la ilgili böyle bir sanat, edebiyat adına bir çalıştay yapmayı düşünür müsünüz?

Aslında yapmak lazım. Geçenlerde daha önce tanıdığım bir öğretim görevlisi ziyaretime geldi. Divan’ı olan; Osmanlı dönemine ait şairleri varmış Sinop’un. Kimsenin bilmediği şairler var…

Evliya Çelebi; Seyahatnamesi’nde, “Güzel Sinop” diye bahsediyor. Sinope adından geliyor Sinop’un adı. Zeus’un Sevgilisi. Halen restore edilen Balatlar Kilisesi var. Yine Eski Cezaevi dediğimiz fakat şu an restore edilen yer var. Burada Alaaddin Camii var. Selçuklu döneminden. Selçuklu döneminde Alanya’da ve Sinop’ta bir tersane yapılıyor. Şimdi bu tarihsel sürece baktığımız zaman Sinop bir tersane şehri olarak hazırlanabilir mi?

Bizim Samsun’da, Bandırma Vapuru’nu yapan rahmetli Çetin usta var. Çetin ustayı duyunca benim aklıma Selçuklu’dan bu yana tersane şehri olması nedeniyle “Neden Sinop’ta tersanecilik gelişmemiş” diye düşündüm. Yani bunu çok arzuluyorum. Bir Sinoplu i şadamımız da, “Ben bir tersane kurmak istiyorum” diye yer istedi. Ben de kendisine yardımcı olmak için çalışmalar yapıyorum. Hayallerimden birisi de tersaneciliği yaratmak. Burada bunu yapmak istiyoruz.

 İş adamlarına da bir çağrımız olmuş olabilir.

İnşallah bu pandemi bitince daha yakın ilişki içine gireceğiz. Onlarla Sinop’un geleceğine yönelik beyin fırtınası yapmamız gerektiğini düşünüyorum.

Sinop Cezaevi çok önemli bir yer. Restorasyon çalışması yapılıyor. Bittikten sonra ne şekilde kullanılacak?

Restorasyon devam ediyor. 1213’te Selçuklu Sultanı Sultan Alaaddin tarafından ele geçirildi Sinop. Türk milleti ilk kez denizle buluştu. İlk kez buradan açıldık denize. Türk milleti olarak ilk denizle tanışmamız Sinop’la oldu. Karadeniz’deki deniz hakimiyetini sağlamak için de bir tersane inşaa edildi. Bugün cezaevi olan yer; bir Selçuklu tersanesi. Ve bu tersaneyle beraber Karadeniz’deki deniz hakimiyetini sağladı Selçuklu. Aynı zamanda Alanya’da da bir tersane kuruldu. Onunla da Akdeniz fethedilmek istendi. O dönem hem deniz devleti olduk; ve ilk tersanelerimizi de Alanya ve Sinop’a kurarak hakimiyet sağlamak istedik. Bu açıdan Sinop Türk tarihinde çok önemli bir yer tutar. Neden mantımız iyi? Çünkü biz Kayseri gibi Selçuklu çukuru içindeyiz. Batı Karadeniz, Selçuklu çukuruna dahil diye düşünüyorum ben…

Burada çok medeniyetler yaşanmış. Diyojen var. Rum Pontus İmparatorluğu da yaşamış.

Karadeniz’in şöyle bir özelliği var. Resmi olarak Selçuklular gözüküyor. Ama Hun İmparatorluğu zamanı Avrupa’ya giden Hun’ların bir kısmı balkanlar üzerinden bizim Karadeniz’e yerleşiyor. Karadeniz’deki ilk Türk yerleşimi bu kadar eski zamanlara dayanıyor. İkincisi Gümüşhane-Giresun üzerinden Kıpçaklar’ın Şaman olarak Anadolu’ya gelişi.. Karadeniz’e yerleşmeleri… Üçüncü olarak Müslüman-Türk olarak Bayburt üzerinden Karadeniz’e giriş yapıyorlar. Yani 3 dönem var. Karadeniz neden milli olur? Bunun için. Öz be öz Türk bölge… Sinop da böyle. Sadece Selçuklular değil; öncesinde de burada Türkler vardı. Yemeklerimiz bile bunu gösteriyor. Yemekler, insanlar bunu gösteriyor. Sinop’ta tertemiz, cennetlik insanlar var. Onun için benim Sinop’a bu kadar aşkla ve şevkle hizmet etmemin nedenlerinden birisi de budur. Bu kadar temiz insan için mücadele etmek gerekiyor.

Emekli olduğunuzda Sinop’ta gelip yaşar mısınız?

Geçen Gerze Huzurevi protokolünü yaptık. Orada harika bir huzurevi açıyoruz deniz kenarında. Bizim de 3 erkek çocuğumuz var. Hanıma dedim ki, “Belki ilerde valilik kontenjanı olarak burada bir yer ayıralım. Huzurevine düşersek tercihimiz Gerze Huzurevi olacak” dedim. Bu zamanda kız çocuğu babaya ve anneye daha çok sahip çıkıyor. Kız çocukları olan çok şanslı.

KİMDİR?

“27 yıllık mülki idari amiriyim.. Rize merkezde doğdum. 1970 doğumluyum.

İlk ve orta öğrenimimi Rize’de; üniversite öğrenimimi de Hacettepe Üniversitesi Kamu

Yönetimi bölümünde 1991 yılında tamamladım. Mesleğe de 1994 yılında

Erzincan Kaymakamı olarak başladım. Birçok ilçede görev yaptıktan sonra en

son Altındağ Kaymakamı iken 10 Haziran 2020 tarihinde Sinop Valisi olarak atandım. Evli ve 3 çocuk babasıyım.”