HALKBANK, SARRAF'I ABD'YE 2014'TE BİLDİRMİŞ
Güncel Cuma 08 Aralık 2017 01:02
Atilla'nın avukatlarından Rocco, Sarraf'ın ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisinin yaptırımlar listesine alınması için Halkbank'ın ABD'ye 2014 yılında bildirim yaptığını açıkladı.
Halkbank, Sarraf'ı ABD'ye 2014'te bildirmiş

ABD'nin New York kentinde yargılanan Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın avukatlarından Victor Rocco, iş adamı Rıza Sarraf'ın ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisinin (OFAC) yaptırımlar listesine alınması için Halkbank tarafından 2014'te ABD'ye bildirildiğini söyledi.

Atilla'nın avukatlarından Rocco, bugünkü duruşmalar devam ederken ön oturumda Sarraf'ın ABD'ye bildirilmesiyle ilgili önemli bir bilgiyi paylaştı.

Rocco, 2014 yılında Halkbank'ta genel müdür değişikliği olduktan ve Ali Fuat Taşkesenlioğlu göreve geldikten sonra bankanın, Sarraf'ın isminin OFAC'ın yaptırımlar listesine alınması için ABD'ye bildirim yaptığını, ancak o tarihten bu yana bu konuda herhangi bir adım atılmadığını dile getirdi.

Davanın seyri açısından önemli olarak görülen bu bilginin, mahkemede bilirkişi olarak tanıklık yapacak üç OFAC uzmanının sorgulanması sırasında da gündeme gelmesi bekleniyor.

Hakim Berman'dan çapraz sorulamaya onay

Öte yandan savcılık makamının tanığı olarak mahkemeye bilirkişi sıfatıyla çıkması beklenen üç OFAC uzmanının hem savcılık hem de Atilla'nın avukatları tarafından çapraz sorgulanmasına izin çıktı.

Savcılık makamı, Hakim Berman'a yazdığı bir mektupla kendi tanığı olan üç OFAC uzmanınının savunma avukatları tarafından sorgulanma talebine itiraz etti. Ancak savunma tarafı da Berman'a bir mektup göndererek söz konusu uzmanların dava nezdinde önemli tanıklar olduğunu ve kendilerinin de soru sorma hakkının olması gerektiğini vurguladı.

İki tarafın talebini değerlendiren Hakim Berman, öğleden sonraki oturumun hemen başında savunma tarafının talebini kabul ederek OFAC uzmanlarının sınırlı şekilde çapraz sorgulanabilmesine hükmetti.

Çapraz sorgulamada Sarraf'ın 2014 yılında yaptırım listesine alınması konusunda Halkbank'ı yaptığı bildirimin de gündeme gelmesi beklenirken, OFAC uzmanlarının bu konudaki açıklamalarının çok önemli olacağı belirtiliyor.

Duruşmada FETÖ konuşuldu

Diğer yandan duruşmaların Perşembe günü sabah oturumunda Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ) ilişkin konular da Sarraf ile onu sorgulayan savunma avukatları arasında gündeme geldi.

Atilla'nın avukatlarından Cathy Fleming'in "Gülencileri hiç duydun mu?" sorusuna Sarraf, "Evet duydum. Bu grubun birçok farklı ismi var. Bu nedenle siyasi mi, dini mi, terörist grup mu bunu bilmiyorum." cevabını verdi.

Fleming'in, "Terörist derken bir yerleri patlatan anlamında demiyoruz tabi ki." açıklamasına "Ne yaptıklarını bilmiyorum." diye karşılık veren Sarraf, Türkiye'de mal varlığına el konulmasıyla ilgili bir soruya ise "tanıklık yapmaya başlandıktan sonra mal varlığına el konulduğu" şeklinde yanıt verdi.

Avukatın, "Atilla Bey sizin mal varlığınıza el konulması için bir talepte bulunmadı değil mi?" sorusunu ise Sarraf, "Ben onun böyle bir şey yapacağını düşünmüyorum." sözleriyle cevapladı.

Hücre arkadaşı mahkumdan Sarraf'a tecavüz suçlaması

Bu arada Rıza Sarraf'ın, Manhattan'da beraber kaldığı hücre arkadaşı tarafından "Sarraf'ın kendisine iki kez tecavüz etmek ve cinsel tacizde bulunmak iddiasıyla" dava edildiği bildirildi.

Amerikan medyasında yer alan haberlere göre 62 yaşındaki Faouzi Jaber isimli mahkum, Çarşamba akşamı Sarraf aleyhine "tecavüz" davası için başvuruda bulundu.

Buna göre söz konusu mahkum Jaber, avukatı Alexei Schacht aracılığıyla, Manhattan'da beraber aynı hücreyi paylaştıkları sırada Sarraf'ın kendisine iki kez tecavüz etmek ve cinsel tacizde bulunmak iddialarıyla dava açtı.

Sarraf marihuana içtiğini de kabul etmişti

Duruşmalarına devam edilen dava süreci içinde Sarraf, tutuklu bulunduğu cezaevindeki bir gardiyana, Türk avukatı vasıtasıyla, yaklaşık 45 bin dolar rüşvet verdiğini belirtmişti.

Türkiye'den diğer masraflarıyla birlikte gönderilen para ile bu rüşvetin ödendiğini anlatan Sarraf, "45 bin dolar karşılığında bu gardiyan bana alkol getirdi. Birkaç kere de gardiyanın cep telefonunu kullandım ... Eşimle, kızımla görüntülü, Türkiye'deki bir avukatımla, bir kere de dayımla ve ablamla görüştüm, hatırladığım kadarıyla." demişti.

Ayrıca Sarraf, cezaevinde her mahkuma tanınan ayda 300 dakikalık telefon görüşme hakkının bitmesinin ardından başka mahkumların da dakikalarını kullandığını anlatmış ve uyuşturucu madde olan sentetik marihuana içtiğini de kabul etmişti. Sarraf, "Bunun kanunen bir suç olduğunu bilmiyordum. Cezaevi kuralı olabilir." şeklinde konuşmuştu.

Sarraf'ın yalan ifade görüşmesi

Sarraf'ın "hapishaneden çıkmak ya da daha az ceza almak için işlemediğin suçları kabul etmek zorundasın" dediği ortaya çıkmıştı.

Atilla'nın avukatları, Sarraf'ın hapishanedeki telefon görüşmelerinin kayıtlarına ilişkin mahkemeye bir mektup sunmuştu.

Savunmanın avukatlarının sunduğu mektupta, 15 Eylül 2016'da Sarraf ile Ahad isimli bir kişi arasında geçen telefon konuşmasında Sarraf'ın "ABD'de hapishaneden çıkmak ya da daha az ceza almak için işlemediğin suçları kabul etmek zorundasın" dediği belirtildi.

Mektupta Sarraf'ın "daha az ceza alabilmek için yalan ifade vermekte istekli olduğu" belirtildi. Taraflar arasında tartışma konusu olan görüşme tutanağının üzerindeki gizlilik kararı kaldırılarak mahkeme sistemi üzerinden erişime açılmıştı.

İran'a yönelik yaptırımları delme, banka dolandırıcılığı ve kara para aklamak gibi 6 ayrı suç atfedilen Sarraf geçen yıl mart ayında ABD'de tutuklanmıştı.

Atilla ise 27 Mart'ta JFK Havalimanı'ndan Türkiye'ye gitmek üzereyken gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştı.