​ GAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR.İBRAHİM USLAN 'ÖĞRENCİ ODAKLI ÜNİVERSİTEYİZ'
Röportaj Salı 16 Mayıs 2017 03:00
​ Gazi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.İbrahim Uslan 'Öğrenci odaklı üniversiteyiz'

“Gazi Üniversitesi öğrenci odaklı bir üniversitedir. Öğrencilerimizin yüzde 70’i Ankara dışından geliyor. Öğrencilerimizin beslenme ihtiyaçlarını onları ekonomik olarak zorlamayacak düzeyde ücretlendirerek karşılıyoruz. 4 çeşit sunulan menü şu anda 1 lira 40 kuruş ve 3 yıldır bu fiyattan öğrencilerimize yemek sunuyoruz. Bizim yemekhane fiyatlarımız Ankara’daki üniversiteler içinde en düşük fiyattır.  Yine 13 bin yemek yiyen öğrenciden alınan sosyal durum belgesine göre değerlendirme yapılarak 3 binine ücretsiz yemek veriyoruz. Sosyal ve fen alanlarında faaliyet gösteren 189 tane öğrenci topluluğumuz var. Sosyal imkânların yanı sıra, eğitim kalitesi bakımından da üniversitemiz öğrencilerimize çok önemli avantajlar sunmaktadır.”

Türkiye’de Gazi üniversitesi “Gazi” ünvanlı ilk ve tek üniversitedir. Rektörlük binasının mimarisi Cumhuriyet ile özdeşleşmiş Mimar Kemalettin tarzıyla Gazi Üniversitesi bir şehir üniversitesi özelliğini de koruyor. Gazi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. İbrahim Uslan mütevazı tutum ve davranışıyla Çanakkaleli olarak adeta Çanakkale ruhunu yansıtan bir bilim insanı profili çiziyor. Gazi üniversitesinin tarihi rektörlük binasında görüştüğüm Rektör Uslan, üniversiteyi dünyanın sayılı üniversiteleri arasına girmesini için gayret ettiklerinin altını çiziyor. Rektör Uslan ile söyleşiyle başa başa bırakırken katkılarından dolayı rektörlük iletişim danışmanı öğretim üyesi Doç.Dr.Hakan Dönmez’e teşekkür ediyorum. 

iç3

Dünden bugüne Gazi Üniversitesi nereden nereye gelmiştir?

1926 yılında ülkemize öğretmen yetiştirmek üzere ‘Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü’ adıyla kurulan üniversitemiz, 1982 yılında Gazi Üniversitesi ismini aldı. Cumhuriyetimizle neredeyse yaşıt olan üniversitemiz kurulduğu tarihten bu yana gelişerek, büyüyerek bir Türkiye markası olmaya ve yüklendiği misyona uygun çağdaş eğitim vermeye devam ediyor. Bu sene 90. yaşını kutlayan üniversitemiz, Türkiye’nin önemli ve lider üniversitelerinden biridir.  Gazi Üniversitesi ülkemizin başkentinde yer alan bir üniversite olarak milletimize hizmet etmeye, Türkiye’nin bürokratlarını, siyasetçilerini, yöneticilerini, eğitimcilerini ve her alandan nitelikli mezunu yetiştirmeye devam etmektedir. Ülke adına katma değer üreten ve ülke ihtiyacı olan büyük AR-GE projeleri ile de bu hizmet alanlarını genişletmektedir. Üniversitemiz ülke ihtiyaçlarını gideren bir noktadan yine ülke ihtiyaçlarını dikkate alan, ama aynı zamanda ülke geleceğine ve gelişimine yön veren bir üniversite hedefine doğru gelişmektedir.

Şehir içinde güzel mimarisiyle de göz kamaştırıyor?

Mimar Kemaleddin’in eşsiz eserinin de yer aldığı Merkez kampüsümüz içinde 7/24 hizmet veren kütüphanemiz Ankara’nın en büyük, Türkiye’nin ise ikinci en büyük kütüphanesine unvanına sahiptir. Kütüphanemiz zengin bir Braille alfabesine sahip kaynakları ile de görme engelliler için engelsiz bir araştırma mekânıdır. Kütüphanemizde ciddi bir basılı ve elektronik altyapımız da var. 200 binin üzerinde basılı kitap, 200 binin üzerinde elektronik kitap dışında 1 milyon 200 bin tez de kullanıma açık. 18 Nisan 2017 tarihinde Çin Başbakan yardımcısının katılımıyla açtığımız 270  metrekarelik alana sahip Çin İhtisas Kütüphanesi de, on bini basılı seksen bin kitap ile ülkemizin olduğu kadar Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın ilk Çin ihtisas kütüphanesi olma özelliğine sahiptir.

Üniversiteniz öğrenci odaklı mıdır? 

Evet. Kesinlikli öğrenci odaklı bir üniversitedir. Öğrencilerimizin yüzde 70’i Ankara dışından geliyor. 4 çeşit sunulan menü şu anda 1 lira 40 kuruş ve 3 yıldır bu fiyattan öğrencilerimize yemek sunuyoruz. Bizim yemekhane fiyatlarımız Ankara’daki üniversiteler içinde en düşük fiyat. Yine 13 bin yemek yiyen öğrenciden alınan sosyal durum belgesine göre değerlendirme yapılarak 3 binine ücretsiz yemek veriyoruz. 189 tane öğrenci topluluğumuz var.  Halk oyunlarından eşli danslara, dağcılık topluluğundan havacılık topluluğuna, sinema ve fotoğraf topluluğundan satranç topluluğuna kadar çok çeşitli alanlarda öğrencilerimiz faaliyet yürütüyor. Bu topluluklar sadece kampüs içerisinde değil dışarda da faaliyet yürütüyor. Örneğin, kitap bankosu topluluğu kendilerine tahsis edilen araçlara ilimizdeki okulları ziyaret ediyor ve çocuklara okuma sevgisini aşılayarak onlara ödünç kitaplar veriyor, çocuklarla birlikte kitap okuyor. Yine yardım gönüllüleri topluluğumuz ise dayanışma faaliyetleri yürütüyor. Kışın zor şartlarında mendil satan çocuklara kaşkol bere gibi bir takım malzemeler temin ettiler. Yine Irak Türkmenleriyle alakalı ve Halep’e bir TIR organize edip yardım gönderdiler. Sosyal sorumluluk topluluğu ise yılbaşında Ankara’da bulunan yaklaşık bine yakın şehit gazi ailesine yemek verip bir araya getirdi.

Sosyal imkânların yanı sıra, eğitim kalitesi bakımından da üniversitemiz çok önemli avantajlar sunmaktadır. Örneğin eğitim programlarımızın birçoğu akredite edilmiş durumda. Biliyorsunuz, öğrenci tercihleri sırasında “programın akredite edilip edilmediği” ÖSYM tarafından klavuzlarda belirtilen bir unsur. Aynı şekilde güçlü bir öğretim üyesi kadromuz var. Bu da, öğrencilerin tercihleri açısından önemli bir gösterge. Nitekim, biliyorsunuz öğretim üye kadrosunun durumu da yine ÖSYM tercih klavuzlarında artık yer almaktadır.

Üniversitenin mezunlarıyla iletişim halinde bir takım projeler yapıyor musunuz, mezun olduktan sonra irtibat devam ediyor mu?

Mezun takip sisteminin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi bizim öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Bu çalışmalar daha çok lisans öğrencilerimiz ve mezunlarımız kapsamında yapılanlardır. Nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi projelerimize somut bir örnek olarak, eklemeli imalat (3D Printing) konusunda ortak doktora programı çalışmalarımızı verebilirim. Bu programın özelliği, programa kabul ettiğimiz doktora öğrencilerinin eğitimlerinin yarısını yurtdışındaki anlaşmalı üniversitelerde sürdürmesi ve eğitimleri tamamlandığında hem Gazi Üniversitesinin hem de yurtdışında eğitim aldığı üniversitenin diplomasına sahip olmasıdır. Buna ek olarak, genç mezunlarımızı öğrencilerimizle buluşturacak, aynı dili konuşan kuşakların etkileşimlerini sağlamayı hedefleyen yeni bir projemiz var. Bu projeyi, öğrencilerimiz üzerinde “ben ne yapabilirim?” etkisi oluşturması nedeniyle önemsiyoruz. Ayrıca Türkiye’nin en çok mezun veren üniversitelerinden biri olarak “mezun kart” projesiyle mezun veri tabanını daha aktif ve etkin hale getirmeyi planlıyoruz. Böylece mezunlarımızla üniversitemiz arasındaki bağı kuvvetlendirmeyi “Gazili olmanın ayrıcalık olduğunu” daha çok hissetmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Mezunlarımızın öğrencilerimize ve üniversitemize verdikleri destek oranında kart düzey ve statülerinin değiştiği bir yapı öngörüyoruz. 

Yıllar itibariyle vizyona olan katkılarınızı sıralar mısınız?

Üniversitemiz Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk üniversitesidir. İlk olarak 1935’lerde gündeme gelip 1937’de kurulan Erkek Meslek Öğretmen Okulu Teknik Eğitim Fakültesi’nin temelini oluşturmaktadır.  Burası altı yıl önce Teknoloji Fakültesi’ne dönüştürüldü. Gazi, bugüne kadar 13 üniversitenin kuruluşunda öncülük eden, onlara akademik destek veren bir üniversitedir. Sadece ulusal ölçekte değil, araştırma merkezleri ve projeleriyle Balkanlar’dan Ortadoğu’ya, Orta Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızın birçok yerinde uluslararası ölçekte de birçok başarılı çalışmaya imza atan üniversitemizde çok önemli kültürel ve AR-GE projesi hayata geçirilmiştir. Çin İhtisas Kütüphanesi, TRT ve Türk Tarih Kurumu ile ortak yürüttüğümüz “Bilim ve Kültür Kavşağında Türkiye-Afrika Buluşmaları” projesine yönelik belgesel çalışmalarımız; ülkemizin savunma sanayi kuruluşlarının desteklediği ve Kalkınma Bakanlığı’nca da desteklenen metal ve seramik tozlarından üç boyutlu parça üretim teknolojilerinin geliştirileceği eklemeli imalat merkezi projemiz bunlara sadece birkaç örnektir. 

Dünya ve Türkiye çapında bilim, teknik ve teknolojiyi katkılarınız nelerdir?

Üniversitemizde yapılan çalışmaları üç ana başlık altında toparlamak mümkün. Bunlar; eğitim, araştırma ve topluma hizmet. Üniversitemiz, yaklaşık 80 bin öğrenci sayısı ile bildiğiniz gibi, ülkemizin en köklü, en prestijli ve marka üniversitelerinden birisidir. Bize emanet edilen öğrencilerimizi yükseköğrenim yeterlilikler çerçevesinde ve “Gazi”nin adına yakışır biçimde ülkemize hizmet edecek bireyler olarak yetiştiriyoruz. Hemen hemen her disiplinde akademik birime sahibiz.  Araştırma konusunda üniversitemizde yaklaşık 25 bin yüksek lisans ve doktora öğrencisi vardır. Bu kadar lisansüstü öğrenci sayısı, birçok üniversitenin toplam öğrenci sayısından fazladır. Her bir yüksek lisans veya doktora tez konusu, ilgili öğretim üyemizin yapmakta olduğu araştırma çalışmaları ile şekillenmektedir. Savunma sanayi ile ilgili araştırma ve geliştirme çalışmaları artık üniversitemizin vazgeçilmez faaliyet alanıdır. Üniversitemizin “araştırma” başlığı altındaki çalışmalarının yoğunluğunu ifade etmek için, üniversitemiz bünyesinde 50’yi aşkın “Araştırma ve Uygulama Merkezi”nin bulunduğunu belirtmem sanırım yeterli olacaktır.

Teknoparkınız da faaliyette değil mi?

Bugün Gazi Teknopark’ta 108 firma bilişim, enerji, savunma sanayi, sağlık ve medikal alanlarında faaliyet göstermektedir. Tamamlanan ve halen yürütülen AR-GE proje sayısı bine yakındır. Bu projelerden yaklaşık 300 milyon liralık AR-GE satışı ve 15 milyon dolar ihracat gerçekleşmiştir. Mimari projelendirmesi tamamlanmak üzere olan ve kısa bir süre sonra temelini atacağımız eklemeli imalat (3D Printing) merkezimizin de savunma sanayimize ve ülkemize önemli katkılar sunacağı inancındayım. Üniversitemizde yapılan çalışmalardan bir diğeri ise “Topluma Hizmet”. Bünyemizdeki hastanemiz ile vermiş olduğumuz sağlık hizmetleri başta olmak üzere, çok farklı alanlarda “topluma hizmet” çalışmalarımız hep var olmuştur. 

Türkiye’de ve dünyada üniversitenizin yeri nedir?

Üniversitemiz, URAP (University Ranking By Academic Performance) tarafından 27 Mart 2017’de yapılan açıklamada, üniversitemiz uluslararası derecelendirme kuruluşları tarafından yapılan değerlendirmeye göre dünya sıralamasını yapan 10 derecelendirme kuruluşunun 9’unda yer alan Türkiye’deki 5, Ankara’daki 4 üniversiteden birisidir. Üniversitemiz, tüm derecelendirme kuruluşlarının dünya sıralamasında hep en üst sıralarda yer almaktadır. LEIDEN derecelendirme kuruluşunun sıralamasındaki yerimiz 554’tür.

Model ve örnek bir üniversite olabilmek için nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz?

Üniversitelerin elbette hedefleri kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere çeşitlendirilebilir. Bu hedefler içerisinde “kaliteli eğitim” hep olacaktır. Çünkü eğitimdeki kalite, nihayetinde toplumun gelişmesine ve ilerlemesine yansımaktadır. Bu nedenle eğitimdeki kalitemizi kısa, orta ve uzun vadede hep artırmak bizim vazgeçilmez hedefimizdir. Hedef, “kaliteli eğitim” olunca, bu hedefe ulaşmak için belirttiğim hususların iyileştirilmesi alt hedefler olarak önümüzde durmaktadır. Üniversitemizin hedefi, dünya en iyi üniversiteler sıralamasında daha yukarı basamaklarda yer almaktır.

 2023 vizyonunda ne gibi projeleriniz yer alıyor?

Üniversitemiz, savunma sanayii müsteşarlığının koordinasyonunda kuruluşlarımıza ürün tasarlamakta ve teknoloji geliştirmektedir. Bu teknolojiler, ilgili kuruluşlarımız tarafından özgün ürün kategorisinde millileştirilmektedir. Tarihsel dönüşümü içerisinde “Girişimci Üniversite” kavramının güncel bir konu olarak hayatımıza girdiği bu dönemde, üniversitelerin eğitim-öğretim faaliyetlerinin yanı sıra “patent”, “yeni ürün”, “yeni teknik”, “yeni firma” ve yeni tezleri geliştirdikleri her faaliyeti derecelendirilmektedir. Buradan yola çıkarak, bir yandan “Girişimci Üniversite” kavramı topluma daha fazla katma değer üreten “Üniversite” olarak gündemde yer alırken, diğer yandan bu kavramı pekiştirecek aktivitelerin Üniversite yönetimince planlanmasını ve ülke ekonomik gelişim politikaları ile uyumlu hale getirilmesini gündeme taşımaktadır. Vizyonumuzu, eğitimden kültüre, sağlıktan teknolojiye her alanda durum tespitini doğru bir şekilde yapmak; geleceği ve stratejik önceliklerimizi yerel, bölgesel ve küresel ölçekte doğru planlamak; bu planlamalar çerçevesinde ulusal ve uluslararası fırsatları akademisyenlerimiz, akademik birikimimiz ve teknik alt yapımımızla anlamlı ve yüksek katma değerli çıktılar için buluşturmak, gerekli sinerjiyi oluşturmak, motivasyonu ve sürdürülebilirliği sağlamakla mümkün olabilir. Biz Gazi Üniversitesi olarak Bilim, Eğitim, Sanat ve Teknoloji (BEST) üst kurulu oluşturarak, bilginin ve teknolojinin yenilikçi ve girişimci bir anlayışla üretildiği bir üniversite olarak bu hedefe ulaşmayı amaçladık.  

Öğrenciler neden üniversitenizi seçsinler?

“Öncelikle Gazi’nin köklü geçmişi, güçlü akademik kadrosu, teknolojik ve modern laboratuvar ve modern altyapısı, seçkin öğrencileriyle önemli bir marka olduğunu, başarı ve huzurun adresi olduğunu ifade edeyim. Üniversitemiz Ankara’nın merkezinde ve bu anlamda bir şehir üniversitesi. Ana kampüsümüz 300 dönümün üzerinde bir büyüklüğe sahip ve aslında şehrin içinde bir kampüs üniversitesiyiz. Biz farklı yerleşkelere dağılmış bir üniversiteyiz ancak birimlerimizin önemli bir bölümüne metro ile kolay ve hızlı bir şekilde ulaşım sağlanabilmektedir. Yine otobüs ve dolmuşla yapılan toplu taşımacılıkla tüm kampüslerimize kolaylıkla ulaşmak mümkün. Kredi Yurtlar Kurumu bünyesindeki yurtlar ile özel yurtların birçoğu da bu yerleşkeler çevresinde bulunmaktadır.”

2023 yılı vizyonunuz nedir? Yeni Türkiye’nin yeni rektörleri nasıl olmalıdır?

“Üniversitelerin, sadece eğitim-öğretim faaliyetleri yerine, AR-GE’ye de zaman ayıran yapısal dönüşümü ülkemizde özellikle 2000’li yıllardan sonra hız kazanmıştır.  Üniversitemizdeki AR-GE faaliyetleri de ülkemiz politikaları ile tutarlı olacak şekilde belirlenmektedir. Milli uydumuz için güneş pil hücrelerinin geliştirilmesi, ilk yerli metal katmanlı üretim makinasının geliştirilmesi üniversitemiz akademik personelimizin etkin biçimde yer aldığı projelerdir.”

KİMDİR?

1965 yılında Çanakkale’de doğdu.  Lisans eğitimini aldığı Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Makina Mühendisliği Bölümü’nden 1988 yılında mezun oldu. Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Makina Mühendisliği Anabilim Dalı’ndan 1993 yılında yüksek lisans derecesini, 1999 yılında ise doktora unvanını aldı. Uslan 29 Temmuz 2016’da Gazi Üniversitesi Rektörlük görevine atandı.

Gazi Üniversitesi’nin Künyesi

Kuruluş: 1926 n Fakültesi sayısı: 20. n Yüksekokul: 3 
n Meslek Yüksekokulu: 5, 
Enstitü: 7  n Türk Müziği 
Devlet Konservatuarı: 1 
n Uygulama ve araştırma merkezi: 53 n Öğrenci topluluğu sayısı: 200  n Akademik ve 
Bilimsel Dergi Sayısı: 28. 
n Akademik Personel 
Sayısı: 3 bin 724. n İdari Personel Sayısı: 3 bin 720’tir 
n Öğrenci sayısı: 80 bin  n Lisansüstü öğrenci sayısı : 25 bin